Şık'ın savunması: Darbenin engellenmesi bir cuntanın iktidarda olduğunu değiştirmiyor

 

‘Terör örgütü propagandası’ yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan ve akşam saatlerinde tutuklanan gazeteci Ahmet Şık’ın savcılık ifadesinin tamamı paylaşıldı.

Cumhuriyet’in derlediği habere göre Şık, hakkındaki suçlamalarla ilgili soruyu, “Ben bütün soruları ve paylaşımları görüp öğrendikten sonra beyanda bulunup bulunmayacağıma karar vereceğim, şimdilik bu soruya cevap vermek istemiyorum” diye yanıtladı.

Sabah muhabirinin iddiası soruldu

Cumhuriyet gazetesinde çalışan Şık’a, internet sitesinde görev yapmadığı halde, “www.cumhuriyet.com.tr isimli internet sitesinde göreviniz nedir? Hangi tarihten itibaren bu görevi yerine getirmektesiniz?” diye soruldu.

Savcı, Şık’a Sabah gazetesi muhabiri Nazif Karaman’ın “FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan savcı Özcan Şişman’ın mektubunu gazetede yayınlayan Ahmet Şık bu şekilde saldırıyı MİT’in üzerine yıkmak ve olaydaki FETÖ etkinliğini karartmaya çalışmakla suçlanıyor” iddiasını da sordu.

Şık’a son olarak şu soruldu: “Savcı Şehit Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesi öncesinde olayı gerçekleştiren kişilerle herhangi bir şekilde görüşmeniz oldu mu? Röportaj yaptınız mı? Bu kişilere siz mi ulaştınız, yoksa bu kişiler mi size ulaştı, bu kişilerle ilginiz nedir?”

‘Darbenin engellenmiş olması bir cuntanın iktidarda olduğunu değiştirmiyor’

Gazeteci Ahmet Şık, soruların hepsine genel bir cevap vermek istediğini söyledi.

Şık sözlerine şöyle başladı: “15 Temmuz kalkışması başarılı olsaydı, su an yaşadığımızı yaşamış olacaktık, yani darbenin engellenmiş olması bir cuntanın iktidarda olduğunu değiştirmiyor ve böyle bir dönemde zaten geçmişten beri sorunlu olan yargının kendisinin hukukla bağının bu kadar zayıf olduğu bir süreçte mesleki faaliyetlerimin soruşturma konusu edilmesini meslek ahlakıma hakaret sayarım, kimsenin de haddine değildir.”

Yargının ‘tarafsız ve bağımsız’ olmadığını düşündüğü için bu sorulara yanıt vermeyeceğini söyleyen Şık, Sabah gazetesi muhabiri Nazif Karaman’ın iddiasının sorulmasını hatırlatarak “Soruşturmayı adalet bakanlığına bağlı savcılık makamı mı yürütmektedir, yoksa bir medya çalışanı mı yürütmektedir” dedi.

‘Beş yıl önceki gibi’

Şık şöyle devam etti: “Şu anda sahnelenen senaryoyu daha önce ben yaşadım, 2011 yılında AKP ve Gülen Cemaati taht kavgasına tutuşunca şu anda yaşanan savaş günlerine gelindi. Günümüzün kullanışlı sözcüğü de bahsetmekten bile korkulan Gülen Cemaati’ni kasteden ‘FETÖ’ olarak karşımıza çıkardı. Ergenekon sürecinde poliste, yargıda örgütlenmiş bir suç örgütü olarak çalışan Gülen Cemaati kadroları ve bu çetenin siyasi onay makamı AKP hükümeti hedef aldıkları her kim ise öncelikle kendilerine yakın medya organlarında asılsız suçlamalarla itibar suikastına uğratıldı. Daha sonra bu suç örgütüne mensup polisler hedef alınan kişiyi gözaltına alır, gözaltının süresinin sonunda suç örgütünün başka bir uzantısı olan savcılık makamının karşısına çıkartırdı. Orada karşınıza çıkacak sonuç belliydi, tutuklama istemiyle sevk olma, hakimler zaten bu suç örgütü zincirinin diğer halkasıydı, yani suçlama sorgulama, hüküm ve her şey önceden belirlenmiş bir senaryonun parçasıydı. İki eski iktidar ortağının birbirleriyle savaşa tutuşmaları neticesinde Gülen Cemaati kadroları büyük oranda polis teşkilatı ve yargıdan tasfiye ediliyormuş gibi görünüyor ancak o dönemde karşımıza çıkan hukukun paspas edilmesi süreci yeni figüranlarıyla ve daha pespaye bir biçimde sergilenmeye devam ediyor. Beş yıl önceki Ergenekon örgütü bağlamında suçlandığımda mesleki faaliyetlerim soruşturma konusu olmuştu, şimdi de mesleki faaliyetlerim başka bir isimle soruşturma konusu edilmeye çalışılıyor. Bu aşamada söyleyecek başka bir sözüm yoktur.”

Şık’a sorulan sorular arasında Twitter profiline sabitlediği tweet de soruldu. Savcı, Ahmet Şık’a, “Twitter hesabınızda ‘Tanrısı değişir, kendisi değişmez, tek din faşizmdir’ şeklinde paylaşımla neyi ve kimleri kastediyorsunuz, bu konuyu açıklayınız” sorusunu yöneltti.

https://twitter.com/sahmetsahmet/status/799364281405939712

‘FETÖ, DHKP-C ve PKK propagandası’

Şık, gözaltına alınışını dün 07.56’da Twitter’da paylaşmıştı. Avukat Can Atalay, Şık’a ve avukatlarına resmi olarak gözaltı gerekçesinin açıklanmadığını söylemişti. Şık’a avukatıyla görüşme kısıtlaması da getirilmişti.

Anadolu Ajansı, gazeteci Şık’ın attığı tweet’ler ve Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bazı söyleşi ve haberler nedeniyle gözaltına alındığını duyurmuştu.

AA, Şık’ın, ‘Türkiye cumhuriyetini, yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılamak’ ve ‘terör örgütü propagandası yapmak’la suçlandığını yazmıştı.

AA’ya göre Şık’ın gözaltıya gerekçe gösterilen tweet’leri şöyle:

* Suikastçinin Nusra’cı değil FETÖ’cü olduğunu kanıtlama gayretindeki iktidar ve yancıları katilin polis olduğu gerçeğini ne yapacaksınız

* Katil devlettir deyince bozuluyorsunuz

* İktidar nezdinde savaş gerektirecek durumun adı artık belli. O da rejim değişikliğine konulacak son noktadır

* Savaş, PKK ile ülkenin belirli bir bölgesinde arada kesintiler olsa da 1984’ten bu yana var

* Cizre’de evlerin bodrumlarında yakılanlarla İstanbul’da bombayla parçalananları kıyaslayacağına ikisine de itiraz et

* Sırrı Süreyya Önder’e isnat edilen fiil suçsa, sarayda oturandan başlayarak daha bir dolu sanık olması gerekmez mi

* Tahir Elçi’yi tutuklamak yerine katletmeyi tercih ettiler, katil sürüsü bir mafyasınız

* ABD ve AB’nin cihatçı teröre karşı müttefikimiz dedikleri PYD’nin terör örgütü olduğunu kanıtlamaya çalışanlar olağan şüpheli olmaz mı?

Haberler de şöyle:

* 14 Mart 2015 tarihli, Cemil Bayık’la ‘Ya Apo Kandil’e ya biz İmralı’ya’ başlıklı röportaj

* 8 Temmuz 2015 tarihli, ‘Bizimki gazetecilik sizinki ihanet’ başlıklı yazı

* 9 Temmuz 2015 tarihli, ‘MİT tırları savcısı; MİT, Reyhanlı’ya göz yumdu onlara bilgi vermesek engellerdik’ başlıklı yazı

* 13 Şubat 2015 tarihli, ‘Tırdaki sır aydınlandı’ başlıklı yazı

* 23-26 Eylül 2014 yılında Avrupa Parlamentosu ortaklığıyla Heybeliada’da düzenlenen basın özgürlüğü çalıştayında sarfettiği belirtilen “PKK için çalışanlar da gazetecidir” sözü.

Her devrin ‘sakıncalı’sı: Gazeteci Ahmet Şık tutuklandı

Diyarbakır ve İstanbul’daki operasyonlarda gazeteciler gözaltına alındı

Gazeteci Tunca Öğreten altı gündür gözaltında