Sadece Selahattin Demirtaş’ın yaşadığı birkaç örneği anlatırsak tecritin boyutu daha açık ortaya çıkacaktır.
Partisinin grup toplantısı için göndermek istediği konuşma metni sansürlendi. Aslına el konuldu. Gazetelerin röportaj talebine verdiği cevabı içeren evrak reddedildi. Bu konuda Edirne Birinci İnfaz Hâkimliği’ne yapılan itirazlar reddedildi.
Parti ve yasama çalışmalarına dair sorumlulukları nedeniyle HDP Hakkâri milletvekili Abdullah Zeydan ile aynı odada kalma isteği reddedildi.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks’e gönderilmek üzere iletmek istediği 2 ayrı mektuba cezaevi görevlileri tarafından el konuldu.
Cezaevi Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından “…Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşürebilecek, kişi ve kuruluşları paniğe yöneltebilecek yalan yanlış bilgilere yer verildiği…” gerekçesiyle mektupları alıkonuldu.