RIFAT DOĞAN
‘Proje okul’ uygulamasına karşı ortak hareket etme kararı alan Kadıköy Anadolu, Vefa, Bornova Anadolu ve İstanbul Erkek mezunları, öncelikli amaçlarının proje okul yönetmeliğinin değiştirilmesi olduğunu belirtti.

Mezunlar, ayrıca 9 Kasım Çarşamba günü Şişli Kent Kültür Merkezi’nde akademisyen ve hukukçuların katılacağı bir panel düzenlemeyi planlıyor.
‘Birlikte daha güçlüyüz’ açıklamasıyla ortak hareket edeceklerini duyuran köklü dört okulun mezunları, neden bir araya geldiklerini ve neler yapacaklarını ilk kez Diken’e anlattı.
‘Katılımın artması için görüşmelerimiz devam ediyor’
Kadıköy Anadolu Lisesi, Vefa Lisesi, Bornova Anadolu Lisesi İstanbul Erkek Lisesi mezunları ortak hareket etme kararı aldınız. Bu sayı arttı mı?
Kadıköy Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fehmi Hasanoğlu: Harici görüşmelerimiz var ama halen tam olarak dışarıdan katılımlar yok. Dinleyip bu platformun ne yaptığını öğrenip ilgilenen bazı mezun dernekleri var. Bir şeyi açıklığa kavuşturmak gerekiyor: 155 proje okulunun tamamı bizim kulvarımızda değil. Burada aynı kulvarda olan okullardan dört tanesi bir arada. Buradaki kriter de sınavla girilen ve yüksek puanla öğrenci alan, tarihsel kökenleri olan, eski, oturmuş bir camiaya sahip okullar.
‘Proje okul uygulaması durduğumuz yeri tam olarak karşılamıyor’
Burada bir ayrıma mı gidiyorsunuz?
Fehmi Hasanoğlu: 155 okulun içinde 85’i zaten imam hatip okulu. Bir bölümü güzel sanatlar lisesi. Bir bölümü sosyal bilimler lisesi. Bunların hepsi aynı kulvarda değil. Proje okulu kavramı genel olarak bizim durduğumuz yeri tam olarak karşılamıyor.
2014’te ilk adımları atılan bir mesele proje okulu. Sizinki bu anlamıyla geçe kalan bir girişim değil mi? Bunun sebepleri neler?
Fehmi Hasanoğlu: MEB, daha eski tarihli yönetmeliği eylül ayının yani eğitim yılının başında uygulamaya başladı. Bu da proje okullarında çok büyük bir belirsizliğe ve kaosa yol açtı. Çünkü zaten eğitim yılı başlamıştı. Bu dönemde öğretmenlerin rotasyona tabi olması büyük bir kargaşaya neden oldu. Bu uygulama nedeniyle okulların neredeyse bu sömestri kaybetmesine yol açacak bir hadiseydi. Bu gelişmeler üzerine bu mezun dernekleri, “Birlikte ne yapabiliriz? Bu işi nasıl düzeltebiliriz?” fikriyle yan yana geldiler.
Proje okulu uygulaması değil, başka bir dizi uygulama örneğin 4+4+4 ve okulların imam hatipleştirmeleri de eğitime dönük büyük saldırı içeriyor. Proje okulu da bu bütünlüğün bir parçası aslında. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Buna ilişkin bir görüşünüz var mı?
Bornova Anadolu Lisesi Mezunları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Atilla Karaalp: Söylediğiniz şeyler kişisel olarak karşı durduğumuz uygulamalar aslında ama dernek adına konuştuğumuz için dernek tüzüğünde siyaset yapılmayacaktır gibi bir ibare bulunuyor. Dolaysıyla diğer konularla ilgili görüşler bizde saklı kalsın. Biz sadece proje okullarla ilgili konuşalım diye düşünüyorum.
‘Öncelikli derdimiz proje okul uygulaması yönetmeliğini olumluya çevirmek’

Diğer uygulamalar nedeniyle canı yanan veliler, mesele sadece ‘proje okul değil’ diyecektir…
Vefa Lisesi Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu üyesi Rikap Taşkın: Ülkenin genelindeki milli eğitim politikalarıyla ilgili mutlaka dernek yönetimlerimizin fikirleri var ama biz öncelikle kendi okullarımızın sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Biz şu anda esaslı olarak mevcut önümüzdeki engel ya da sorunla ilgili çalışmayı uygun bulduk. Bunun için bir araya geldik. Bu platformun amacı, proje okul uygulamasıyla bizim köklü camiaya sahip okullara olumsuz etkilerini nasıl olur da bu yönetmelikle ilgili yapacağımız çalışmalarla olumluya çevirebiliriz. Amacımız bu. Bu anlamıyla diğer konularla ilgili görüş vermeyi doğru bulmuyoruz.
‘Biz bu çapta büyük bir değişikliğe karşıyız’
Öğrenciler veliler bu proje okul uygulamasına karşı eylem yapıyor, basın açıklaması yapıyor ve bir şekilde tepkilerini gösteriyorlar. Sizin platform olarak bu yönetmeliğe karşı çıkış noktalarınız neler ve neler yapacaksınız?
Atilla Karaalp: Ben 20 yıldır eğitimcilik yapıyorum. Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyesiyim. Çok çeşitli kurumlarda eğitimcilik yapıyorum. Dolaysıyla bir eğitim kurumunun içinde öğrencinin o kurumu tercih etmesiyle ilgili en önemli nokta o okulu okul yapan öğretmenidir. Ne binadır ne tahtadır ne de sıradır. Tamamen öğretmendir ve o kurumun kurumsal hafızasıdır.
Proje okul uygulamasında en fazla mağdur edilen bizim okulumuz. Çünkü 98 öğretmenden 92’si başka okullara dağıtıldı. Bu kurumun tamamen bitirilmesi anlamına geliyor. Bornova Anadolu Lisesi’nin bundan sonra tekrar Bornova Anadolu Lisesi olabilmesi için 10 yıllar geçmesi gerekiyor. Biz kendi adımıza bundan dolayı karşıyız.
Liyakata göre bu öğretmenlerin hepsi yüzde 1’lik dilime girmiş öğretmenler. Sınavla geliyorlar. Bu proje okul uygulamasına alınmasıyla birlikte bu öğretmenlerin altı yıllık ve norm fazlası denilerek başka okullara gönderilmesi bu okulların tamamen bitirilmesi anlamına geliyor.
‘Başka bir okula dönüştürülecek’

Okulda bu bahsettiğim özellikte öğretmenlerin olmaması demek o okulların başka bir okula dönüştürülmesi demek. Bizler hepimiz o okullardan geldik ve bugün benim bu noktada olmamın sebebi o okulda aldığım eğitim diye düşünüyorum. Dolayısıyla bu eğitim kadrosunun dağıtılmış olması demek o okulların bitirilmesi anlamına geliyor. Bu köklü okullar kökünden sökülerek atılmış oluyor. O nedenle biz bu çapta böylesine büyük bir değişikliğin yapılmasını istemiyoruz.
Biz liyakatı hak eden, seçilmiş öğretmenlerin eskisi sistemde olduğu gibi yeniden okullarında olmalarını istiyoruz.
‘Öğretmen atamalarında ciddi kriterlerin aranmadığına ilişkin iddialar var’
Kadıköy Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu üyesi Argun Eğmir: Proje okullar uygulamasında bizi rahatsız eden sadece rotasyon meselesi değil. Okullarımızın 1992-93 yıllarından gelen ya da kuruluşlarından gelen Danıştay’ın 2011 tarihli kararına dayalı olarak gelen seçilmiş öğrencinin karşısına seçilmiş öğretmen koyacaksınız. Öğretmen ve yönetici olmak için belirli sınavlara giriliyor.
Belirli kriter ve özelliklere göre atamalar yapılıyor. Bu atamalar proje okul meselesinden önce de deforme edilmeye başlanmıştı. Proje okul yönetmeliğiyle bunun önü iyice açılıyormuş gibi gözüküyor. Çünkü öğretmen ve yönetici atamalarında bu söylediğim kriterler ve özelliklerin aranmadığına ilişkin ciddi iddialar var.
9 Kasım Çarşamba günü Şişli Kent Kültür Merkezi’nde proje okul uygulamasıyla ilgili düzenleyeceğimiz panelde de akademisyenlerin hukukçuların bakışlarını topluma sunmayı düşünüyoruz.
‘Akademisyen ve hukukçuların önerilerini MEB’e sunacağız’

Birçok öğretmen rotasyon veya atamayla başka okullara gönderildi. Sizin bu girişiminizle dönme olasılıkları var mı?
Rikap Taşkın: Platformun girişimi yönetmeliğin geliştirilmesi ve bakanlığın konuya daha kapsamlı ve objektif bakabilmesi. Bizim girişimimizin amacı bakanlığı ikna etmek ve akademisyenlerin ve hukukçuların önerdiklerini bakanlığa iletmekten ibaret. Hukuksal bir yaptırım gücümüz yok. Ayrıca öğretmenlerimizin açtığı davalara hukuki destek vereceğiz.
Bu süreçte veli dernekleri ve STK’larla görüşmeleriniz oldu mu?
Fehmi Hasanoğlu: Bizim şu anki derdimiz aynı kulvarda olduğumuz 10 ya da 12 okulla bunların kulvarında kaliteyi aynen koruyabilmek, kaybedilmiş kaliteyi de geri kazanmak.
‘Öğrenciler bir dönemi kaybetti’

Şu an nasıl sorunlar yumağı çıktı okullarda?
Rikap Taşkın: Bir kere şu an karne öncesi rehavet dediğimiz durum yaşanıyor. Bir ayı aşkın süredir ders yapılamıyor. Eğitim öğretim yok. Durma noktasında geldi. Öğrenciler belirsizlikten dolayı yarı dönemi kaybetmiş oldu. Bu uygulama zamanlama açısından doğru olmadı.