Dışişleri Bakanlığı eski müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Ortadoğu’daki gelişmeleri, “Eninde sonunda, halkların iradelerini ve rızalarını yönetimlerine seçimler yoluyla yansıtabilecekleri bir seküler demokratik düzen kurulacaktır” sözleriyle değerlendirdi.

Eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi olarak New York’ta göreve başladı.
Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Sinirlioğlu, Irak’taki IŞİD ve PYD varlığının Türkiye için tehdit unsuru olduğunu belirterek, şimdi aksi yönde açıklamalar yapsalar da Irak Başbakanı ve Irak Savunma Bakanı’nın, IŞİD’e karşı yerel güçlerin eğitilmesi konusunda Türkiye’den yardım talebinin kendisine de iletildiğini söyledi.
‘Sınırların değişmezliği ilkesine bağlıyız’
Irak’ın egemenlik hakları ve toprak bütünlüğüne saygı gösterdiklerini ancak bölgedeki durum nedeniyle Irak’ın tam anlamıyla egemenliğini kullanamadığını savunan Sinirlioğlu, şunları söyledi: “Sınırların değişmezliği ilkesine bağlıyız. Ancak bölgede tarihi bir geçiş dönemi yaşanıyor. Bu konuda dikkatli ve teyakkuzda olmamızdan daha tabii bir şey olmaz. Türkiye’nin emperyal emelleri değil, sağlam bir tarih bilinci vardır. Unutmayalım, uzun bir tarihe sahip büyük bir ülkeyiz. Bizim buralarla ilgili hedefimiz, bu bölgede sınırların haritada bir çizgiye dönüşeceği ve bu ülkelerle Türkiye arasındaki entegrasyonun en üst düzeye çıkacağı bir ortak gelecek inşa etmektir.”
Türkiye’nin bölgede mezhepçilik yapılmaması gerektiği yönündeki telkinlerinin mezhepçilik yapmak olarak algılandığını iddia eden Sinirlioğlu, “Bölgede seküler, demokrasiye sahip bir anayasal devlet olarak her zaman mezhepçi kutuplaşmanın tehlikesine işaret ettik” dedi.
‘Seküler demokratik düzen kurulacak’
Sinirlioğlu, çok kültürlü Ortadoğu çoğrafyasının inanç ve din özgürlüğü temelinde ‘seküler ve demokratik bir geleceğe’ doğru yönelmesi gerektiğini yineleyerek, sürecin 2011’de patlak veren Arap Baharı isyanlarıyla başladığını, önce büyük bir iyimserlik havası oluştuğunu, bunu karamsarlığın takip ettiğini söyledi.
“Bu bölgenin kültürüyle demokrasi bağdaşmaz” yaklaşımının ırkçı bir tavır olduğunu hatırlatan Sinirlioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Akdeniz’in güneyinde ve doğusunda 2011’de başlayan demokratikleşme ve Akdeniz’in kuzeyindeki demokrasilerle ortak paydada buluşma süreci devam edecek. Bu değişim ve dönüşümün ne kadar süreceğini kestirmek mümkün değil. Ama eninde sonunda, halkların iradelerini ve rızalarını yönetimlerine seçimler yoluyla yansıtabilecekleri bir seküler demokratik düzen kurulacaktır. Bu süreç zaman alabilir.”
Sinirlioğlu, darbe girişiminin arkasında ABD olduğuna dair iddialara ise “Bu aşamada bizim için önemli olan ABD resmi makamlarının beyanlarıdır. Bu beyanlara güvenmek durumundayız” cevabını verdi.