Ayşenur Arslan: Bir dönem nasıl daha iyi anlatılabilir? Yalçındağ'a teşekkür etmekte haksız mıyım!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

RedHack’in ortaya çıkarttıkları, bunu hatırlattı.

Medyada iktidarla ilişkilerin ne boyutta olduğunu biliyor, anlatıyorduk.

Büyük medya gruplarının nasıl teker teker “düşürüldüğünü” görüyor, yazıyorduk.

Sefaleti, diz boyu çamuru topluma anlatmaya uğraşıyorduk.

Hiçbiri… Hiçbiri, durumun vahametini Yalçındağ’ın e mailleri kadar anlatamadı, gösteremedi.

İktidara yaranmak için hazırolda duran… Dahası, kendi çalışanını ispiyonlayan bir yönetici, bir patron vekili… Diyor ki, “Bakan (damat Berat Albayrak) gazetelerin Ankara temsilcilerini toplamış. Ama Deniz’i (Hürriyet Ankara temsilcisi Deniz Zeyrek’i) çağırmamış. İçime su serpildi. Çok sevindim.”

Bunu, Bakan’ın abisine gönderdiği mesajda söylüyor.

Daha neler neler…

Gazeteciliğin, gazetecilerin ne hale düştüğünü gösteren bir başka örnek: Hande Fırat ile birlikte, Jandarma Genel Komutanı’nı ziyaret ediyor. Ve o ziyarette komutan –en azından şimdiye kadar yalanlanmayın- bir nutuk atıyor:

“Aydın Bey sizi tekrar bu göreve getirmeseydi belki de bugün Doğan grubu olmayacaktı. Siz geldiniz grup kurtuldu. Ama siz de iyi şeyler yaptınız. Teşekkür ederiz. Ama bundan sonra da beklentimiz, bu birlik ve beraberliğe sahip çıkmak. İnşallah bu AYARDA gidersiniz.”

Vay vay vay!

Bir dönem nasıl daha iyi anlatılabilir? Mehmet Ali Yalçındağ’a teşekkür etmekte haksız mıyım!

Ayşenur Arslan’ın yazısı