‘Şort giydiği’ gerekçesiyle bir belediye otobüsünde saldırıya uğrayan Ayşegül Terzi adlı hemşire, kamera görüntülerini polisin değil babasının topladığını belirterek, “Eğer ben sessiz kalsaydım o yakalanmayacaktı” dedi.

Terzi, İstanbul’un Maslak semtinde, çalıştığı hastaneden çıkıp evine giderken bindiği otobüste Abdullah Çakıroğlu tarafından tehdit ve darp edilmişti.
Gözaltına alınan saldırgan önce adliyeden serbest bırakılmış, ardından ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ ve ‘İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme’ suçlamarıyla tutuklanmıştı.
‘Sen kimsin, neye karışıyorsun!’
CNN Türk’ten Büşra Sanay’a konuşan Terzi, kulaklıkla müzik dinlediği için saldırgana karşı önlem alamadığını belirterek görgü tanıklarından saldırganın, “Ölmesi lazımdı, niye ölmedi” dediğini duyduğunu aktardı: “Vereceği cevaplar beni tatmin etmeyecek olsa da ‘Neden yaptın, neden vicdansızsın?’ demek istiyorum. Yani ben sana ne yaptım da bunu yaptın? Bir insan neden yapar? Otobüsün şoförüne de sormak istiyorum. Neden bıraktın beni, neden yolun ortasında bırakıyorsun beni? Hiç mi vicdanınız sızlamadı, hiç mi kendi çocuğunu düşünmedin?”
Daha önce hiç şiddet görmediğini, bu nedenle travma geçirdiğini aktaran Terzi, saldırganın “Ben çıkar çıkmaz, kadında açık yer görürsem tekmelerim” demesine de tepki gösterdi: “Peki sen kimsin, neye karışıyorsun? Ne sıfatın var? Toplumda neye faydan olmuş bu zamana kadar demek istiyorum ona. Ben belki milyonlarca insana yardım ettim, işim bu. Belki o, yaralı gelecekti ve ona ben müdahale edecektim de belki hayatını ben kurtaracaktım.”
Başını çarptığını ikinci muayenede öğrenmiş
Hastanede kendisini muayene eden doktorun ilgisiz davrandığını savunan Terzi, “Hipokrat yeminine de inanmıyorum” derken doktorun yapması gereken muayeneyi üstün körü gerçekleştirdiğini savundu.
Hastanenin ardından karakola giderek ifade verdiğini, daha sonra da çalıştığı hastaneden arkadaşlarının kendisini çağırdığını ifade eden Terzi şunları anlattı: “Hemen müdahale ettiler. Önce ağzımın içini kontrol edip başıma baktılar. Başımı çarptığımı orada öğrendim. Çünkü acı ve şişlik vardı. Sonra diş hekimine gittim ağzımın içini kontrol etti, dişlerim ağzımın içini hep kesmişti. Dişlerimde kırık yoktu. Ağrı kesici ve sakinleştirici yaptılar.”
‘Dışarı çıkacağından adı gibi emindi’

“Tartıştığım birine bile bunu yapmayı planlayamam. Nasıl bir düşünce tarzı bilmiyorum. Babam benden gizli ağlıyordu her yerde” diye konuşan Terzi, saldırgana ilişkin ‘yakalanmadan karşısına çıkma’ korkusu olduğunu aktardı.
Terzi, günler sonra karakolda teşhis ettiği saldırganın tavrına ilişkin şunları söyledi: “Yaptığından memnun ve dışarı çıkacağından adı kadar emin görünüyordu. Pişman değil ki. Yine olsa yine yapar. Karakolda da zaten camekanın arkasından gösterdiler, o beni görmüyordu ama sanki gözümün içine bakıyormuş gibi hissettim. Ağabeyi şizofren olduğunu söylemiş ama bir akıl bozukluğu yaşadığına inanmıyorum.”
‘Şoförden de şikayetçi olduk’
Saldırıya uğradıktan sonra çevredekilerden yardım beklediğini, ancak yardım gelmediğini söyleyen Terzi, şoförden de şikayetçi olduğunu anlattı: “Demek ki sokağa çıktığınızda biri size vurabilir, biri sizin hareketinizi beğenmiyorsa sizi döver ve öldürebilir. ‘Hastaneye yatmışlığım var, raporum var’ deyip serbest kalır, başkasını öldürmeye çalışır. Mesela o izlediğiniz görüntüler tek kameranın görüntüleri. Otobüsteki diğer kameralar çalışmıyor. Otobüste çalışan bir arkadaş, ‘En az yedi kameranın çalışması gerekiyor ve böyle bir olay yaşandığında şoför, ya karakola ya da hastaneye çekmek zorunda otobüsü, kimseyi indirmeden’ dedi. Ama ifadesinde, ‘Herkes kapıları aç dedi ben de açtım’ demiş. Kaçmasına yardımcı olmuştu, aferin ona. O şoförden de şikayetçi olduk.”
Görüntüleri polis değil, babası toplamış!
“Eğer ben sessiz kalsaydım o yakalanmayacaktı” diyen Terzi, karakolda “Dosyanıza bayramdan sonra bakacağız” dediklerini, kamera kaydının babası tarafından 1 kilometre uzaklıktaki karakola götürüldüğünü söyledi.
Kendisine ısrarla “Şikayetçi misin” diye sorduklarını anlatan Terzi, “Babam görüntüleri götürdü ve ‘Buradan iyi görünmüyor’ dediler. Babam da gidip başka kamera kaydı buldu. Ve bu babamın görevi değil. Babama sordukları soru ‘O tarafta mobese kamerası var mı, bakabildiniz mi?’ Devlet size araba vermiş, bir zahmet gidip bakın” diye konuştu.
‘O günden sonra yalnız uyuyamıyorum’

Sosyal medya üzerinden saldırıyı meşrulaştırmaya çalışan yorumlar olduğundan bahseden Terzi, şunları söyledi: “İlk defa dışarı çıkıyorum bugün, insanlar değişik geliyor gözüme, sanki hepsi bir şey yapacakmış gibi. Yani erkekler potansiyel suçlu gözümde, hepsi aynıymış gibi sanki hepsi yapabilirmiş gibi. Belki de hepsi yapabilir. Kabuslar görüyorum. Hiç bilmediğim biri var, hep beni kovalıyor sonra da yakalıyor. Hep aynı rüyayı görebilir mi insan? Hep beni yakalıyor, tekrardan vuruyor. Sonra yüzünü gördüm, o gülen fotoğrafını ve sonra hep onu görmeye başladım. O günden sonra tek uyuyamıyorum. Annemle ve ablamla uyuyorum. Gece sürekli uyanıyorum.”
‘Duruşma günü gidip yüzündeki ifadeyi göreceğim’
Kadın örgütlerinden büyük destek gördüğünü ifade eden Terzi, adalete inanmak istediğini belirtti: “Duruşma günü ben de gideceğim ve onun yüzündeki o ifadeyi göreceğim. Ama serbest kalabilir de. Çünkü ilk yakaladıklarında serbest bırakmışlardı ve inanamadım. Herkes benim de başıma gelebilir diye düşünsün.”