Çok yeni bir kavram değil, trolleme internetle birlikte ilgi çekmek, tartışma yaratmak, rahatsız etmek için kasıtlı olarak tahrik eden eylemler olarak tanımlanabilir. İnternetin ilk dönemlerinde mail gruplarında troller peyda olurdu, özellikle kadın grupları bunlardan çok çekmiştir.
Bunun bir de aynı mantıkla uygulanan “gazetecilik” versiyonu var. Troll gazeteciliği aslında son zamanlarda internet medyasında ilgi çekmek, daha çok “tık” almak için alakasız, abartılı başlık, içerik kullanımı üzerinden tartışılıyor. Burada önerdiğim tanım ise bir “gazetecilik” yöntemi olarak trolleme. Şöyle açıklayayım:
1) Önce bir kişi, ya da kurum seçiliyor ve onun hakkında kaynağı belirsiz iddia ya da iddialar ortaya atılıyor. Kaynağını açıklamasını gazeteciden isteyemeyiz ama ortada bir iddia varsa bir yere dayandırmak zorundasınız. Bu, kişilerin geçmişine yönelik kanıtlanamayacak dedikodular da olabilir bugüne ilişkin mesnetsiz suçlamalar da.
2) Seçilen kişi ya da kuruma atfedilen iddiaların vahametini göstermek için uluslararası alandan uydurma örnekler bulunuyor, mantık dışı karşılaştırmalar yapılıyor. Bunu daha çok köşe yazarları yapıyor. Çoğunluğunun yabancı dil bilgisinden şüpheliyim.
3) Son kısım dilek ve temenniler aslında ilgili yerlere gerekeni yapın talimatları: “Bu vatan hainlerinin serbestçe dolaşmasına izin verecek değilsiniz ya!”. Bu talimatın bir ilgilisi iktidarsa diğeri de hemen saldırıya geçen Aktroller, seçilen kişinin, kurumun korkutulması sindirilmesi kısmı onların işi.
Trolle mücadelenin en etkili yolu onları beslememek, “tepki alamayan, ilgi görmeyen troll ölü bir trolldür” neticede. Yani mücadele etmeye, cevap vermeye çalışmamak doğru bir yol. Evrensel’i trollerle yıkamayacaklarını biliyoruz nasıl olsa.