Seymour Hersh’ün bütün savaş komplosunu Türkiye’ye yıkan makalesine temkinlilik payıyla yaklaşmalı.
Teknik itirazlar bir yana siyasi sorular sorulmalı. İki savaştan çıkmış Pentagon ve genelkurmayın ‘güvercinlerinin’ Ortadoğu’da geniş bir savaşa yol açma kaygıları çok şeyi anlatıyor. Ama ismi gizli istihbarat ve askerî kaynakların Amerika’yı ‘kandırılmaya çalışılan iyicil güç’ olarak sunması insanı şaşkınlığa sürüklüyor.
Türkiye’ye gelince…
Başbakan’ın 16 Mayıs’taki Beyaz Saray ziyaretini başarılı halkla ilişkiler öyküsü olarak sunanlar; Haziran 2013’te Beyaz Saray’a sunulmuş MİT raporunun Obama’yı harekete geçmeye sevk ettiğine dair atıp tutanlar; 21 Aralık sonrası 48 saat içinde Türkiye’deki laboratuarlardan ‘işte kanıtı’ analizleri çıkartarak dünyayı güldürenler; Obama topu Kongre’ye atıp çark edince ‘Bizim kanıta ihtiyacımız yok, kanıt aramaya kalkmak daha fazla can kaybına yol açar’ diyenler oturup bir kez daha düşünmeli.
Memleketi nasıl bir oyunun içine soktukları ve bu oyunu nasıl oynadıklarına dair…
Zira bütün tartışmalı yanlarına karşılık Hersh’ün yazısında yenilir yutulur olmayan iki mesaj şudur: ‘Türkiye’deki yönetimi gözden çıkarttık. Biz sizin derinden dinliyoruz.’