Yargı kararı olmadan, idarenin çok yaygın biçimde cezai işlem ve önlemlerde bulunduğu olağanüstü hal yönetiminin kendisi yürürlükteki anayasayı da askıya almış durumda. 12 Eylül cuntasının 1982’de topluma dayattığı anayasanın tanıdığı hak ve özgürlükleri de yürürlükten kaldıran olağanüstü hal yönetimi, amacı darbecilere karşı önlem almakla sınırlı olmayan, bir karşı-darbe yönetimi uyguluyor. Geçici ve sınırlı olmayacağı giderek ortaya çıkan bu yönetim tarzı, sürekli karşı-darbe rejimidir.
Yargının iktidar tarafından kuşatıldığı bu ortamda, çare susmak, pısmak, “bu da geçer yahu” diyerek kabuğuna çekilmek olamaz. Hukuk devletinin elde kalan son kırıntılarını kullanarak, şimdi işe yaramasa da, sonra gerekli olacak hukuk mücadelelerini sürdürmek son derece önemli.