Darbe girişimi sonrasında ‘cicim ayı’ benzeri bir şeyler yaşandı ya (‘cicim’ neyse kısmı neyse de ‘ay’ değil, ‘hafta’ gibi bir şey), herhalde çok kişi bu bitmez tükenmez gerginlikten muzdarip, bir ‘barış’ ortamına girildiği yolunda bir süre yazı yazıldı, yayın yapıldı, çağrı da yapıldı.
Gerginlik olacak ama çatışan, tartışan tarafların eşit olmadığı bir gerginlik biçimi olacak. Taraflar eşit olamayacak, çünkü AKP duruma egemen olacak; belirleme gücü onun elinde olacak. O yapacak, öbürleri itiraz edecek; ama itirazların etkili olduğu bir merci de bulunmayacak.
Tayyip Erdoğan’ın iradesi dışında, hele onunkiyle çelişen bir iradenin orada zuhur edebileceğine fazla ihtimal vermiyorum.
Ancak ‘örgüt’ değil de, yani örgütün etkin kesimi değil de, geniş bir cephe olarak islâmcılar, şimdiye kadar AKP’ye oy vermiş olanlar, sempati duymuş olanlar diye baktığımızda, o genel planda epey bir hoşnutsuzluk var. Bunun azalacağı değil, artacağı kanısındayım.