Diyarbakır Sur, Mardin Kızıltepe, Nusaybin, Van, tekrar Diyarbakır, Elazığ…
‘Polis merkezlerini hedef alan terör saldırıları’nda çoluk çocuk siviller de öldürüldü.
Başka dillerde ‘sivil savaş’ diye iç savaşa denir; buradaki ‘sivil savaş’ da bu.
HDP’nin bu katliama tavrı Demirtaş veya Baydemir’in birkaç sözüyle kalmazsa, ‘sivil siyaset’ bu ‘sivil savaşın kanı’ karşısında sesini belki yeniden kazanır!
Ragıp Zarakolu’nun evini basıp hayatını verdiği ve hayatına kattığı kitaplarını derdest etmek mi yüceltecek devleti?
Ya her saldırıda onca sivili ve çocukları da katledenler mi demokratikleştirecek, ayrımcılıktan, şiddetten, cinnetten uzaklaştıracak, dağın iki yakasını bir araya getirecek?
Onca yıldan sonra, onca yılın günahını hiç taşımamış çocuklar, gençler, sıvasız hane evlatları ölmeye devam ediyor ama hiç çıkaramadığımız ders kabaca şu:
Siyaset, Meclis, hukuk, adalet, demokratik kanallar, mutabakat ihtimalleri kapalı tutuldukça… Söz hiddetin, şiddetin, cinnetin olur!