Emperyalizmin taşeronu bir örgüt, emperyalizmin de desteğiyle 15 Temmuz gecesi bir darbe girişiminde bulundu ve başarısız oldu, buraya kadar tamam. Peki ya darbeyle devrilmek istenenler? Darbecilerin emperyalizmin piyonları olmaları, devrilmek istenenlerin ‘anti-emperyalist’, ‘bağımsızlıkçı’ ya da ‘millici’ oldukları anlamına gelir mi?
15 Temmuz’dan beri, emperyalizmle yeni bir düzlemde buluşmak ve çok daha derin bir şekilde entegrasyon için olağanüstü çaba gösteriliyor.
15 Temmuz’dan beri yaşananlara bakıldığında, Türkiye’nin düzeninin yaşadığı derin siyasal krizi bir fırsata çevirmeye çalıştığı ve halka yönelik yeni bir saldırı programının yürürlüğe konulmaya çalışıldığı görülebiliyor. Ardı ardına yapılan yasal düzenlemelerle sermayeye yeni kâr alanları açılıyor, vergi indirimleri getiriliyor, kamunun elinde kalan son varlıkların da özelleştirilmesi hedefleniyor, emeklilik gibi kamusal haklar piyasanın insafına terk ediliyor.