Darbe girişiminin ardından orduda köklü değişikliklere yol açacak olağanüstü hal kararnamesini değerlendiren emekli tuğgeneral Ali Er, emir komuta zincirinin felç olacağını belirtirken, değişikliklerde stratejik bir aklın olmadığını kaydetti.

Dün yayınlanan üçüncü olağanüstü hal kararnamesiyle askeri okulların tümü kapatılmış, kuvvet komutanlıkları genelkurmaydan alınarak milli savunma bakanına bağlanmıştı. Kararnamede, gerektiği hallerde cumhurbaşkanı, başbakan ve milli savunma bakanının doğrudan kuvvet komutanlarına emir vermesinin de önü açılmıştı.
‘Aynı konuda üç tane emir verildi. Ne olacak?’
Cumhuriyet’e kararnameyi değerlendiren Ali Er, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir komuta sisteminin felç edildiğini belirterek, “Bir orduda emir komuta birliği yoksa, orası sadece emir verilmiş bir ünitenin küçük bir gücüne döner. Emir komuta zinciri bütün disiplinlerindeki kuvvetlerin tek hedefe yönelmesidir. Emir komuta sistemi bir insan vücudunun sinir ağıdır. Eğer siz sinir ağına dışarıdan giriş yaparsanız ordu da felç olur. Cumhurbaşkanı, başbakan ve milli savunma bakanı hepsi emir verme yetkisinde. Aynı konuda üç tane emir verildi, ne olacak?” diye sordu.
Kararnamenin stratejik bir akıl olmadan düzenlendiğini savunan Er, “TSK’nın sahip olduğu potansiyelin kullanılmamasına yönelik bir karar. Milli savunma bakanlığında kuvvet komutanlıklarını yönetecek, bunların bütün faaliyetlerine yön verebilecek bir akıl, karargâh yapısı yok. Kuvvet komutanlıklarını doğrudan bakana bağlamak, ‘Benim bunların muharebe etkinliklerine şu an ihtiyacım yok’ demektir. ‘Kuvvet komutanlıkları otursun oturdukları yerde’ demektir” dedi.
‘Ülke güvenliğini değil iktidarı korumak amaçlanıyor’
Kararların iktidarın kendi güvenliğini nasıl sağlayacağının üzerine alındığını belirten Er, Yüksek Askeri Şura’ya başbakan yardımcıları, dışişleri, içişleri ve adalet bakanlarının eklenmesini de şöyle değerlendirdi: “Böyle yapısal değişiklik olmaz: İktidar, YAŞ’taki orgeneralleri çıkarmakla TSK içindeki atamalar ve kadrolaşmalarla personel üzerindeki oynamalarla yapısal bir değişiklik yapamaz. Özellikle TSK’nın yapısal bir değişikliği için siyasal kararlar alınıyorsa, kuvvet yapısı komuta yapısı ve stratejk konseptlerin ayrı ayrı düşünülmesi lazım. Eğer iktidar olarak ülke savunmasıyla ilgili siyasi kararınız yoksa bunun altında verdiğiniz kararlar sadece ve sadece tek bir işe hizmet eder: İktidarın kendi güvenliğini nasıl sağlayacağı. Bu kararlar ülkenin güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin değildir.”
‘O zaman iktidar da kapatılsın’
Er, iktidarın yıllarca TSK’nın tavsiyelerini dinlemediğini de savunarak şöyle devam etti: “Eğer TSK lağvedilecekse FETÖ teröristlerini zamanında buraya yerleştiren iktidarı da kapatın, partileri de kapatın. Siyasi aklı da kapatın. Bütün geleceğimiz, subay olan öğrenciler sokağa atılıyorlar. Bunu siyasi bir akılla da insani bir vicdanla da izah etmek çok zor. Herkes büyük bir suskunluk içinde, asker tu kaka. Kurulmak istenen üniversitenin bir benzeri Amerika’da da var. Ben de Amerikalıların üniversitesinden mezunum. Sivil diyorsunuz, 3 bin tane subay atılıyor. Sivilleri mi atayacaksınız bu ülkede? İmam hatipten buraya girildiğinde buraya sızma engellenecek mi? 14 yıldan beri Silahlı Kuvvetler, ‘Bu FETÖ, bunların orduda kalması uygun değildir’ diyordu. Ne oldu? ‘Hayır’ dendi. ‘Onlar dindar insanlar, zarar gelmez’ dendi. Türkiye bitti.”