Her üç kadından birinin tacize uğradığı Avrupa gerçeği orada dururken, “Türkiye’de AK Parti iktidarı kadınları öldürtüyor” propagandası yapmanın da öyle.
Amaç ‘gerici iktidar/ilerici kesimler’ dikotomisinde, “İslamcılar Batılı yaşam biçimlerine sahip olanları vuruyor, kırıyor” demek, provokasyonlardan medet umarak sokağı karıştırmak.
Gezi’de öldürülen gençlerin hepsinin Alevi olmasının, Madımak provokasyonundan bir farkı yoktu.
Bunların hiçbiri, Türkiye’nin sorunsuz, iktidarın da sorumsuz olduğu iddiasını içermiyor.
Bu iktidarın hiçbir yaşam biçimi ile meselesi yoktur. Hatta son 14 yıllık süreç, tüm kesimler için en müsbet değişikliklerin olduğu dönemdir.
AK Parti sosyolojisi üzerinde, kadın, çevre, gay sorunları üzerinden baskı kurmak faşizmdir. Eleştiri, hak mücadelesi farklı bir şey, muhataba peşinen ontolojik kötülük atfetmek başka birşeydir.
Liseli çocukları bir elden çıktığı belli bildirilerle aynı anda kim harekete geçirmek istedi, düşünelim. Özellikle de o çocukların aileleri düşünsün bunu.
Aranan Gezi, aranan darbe bir türlü adresinde bulunamıyor.