Türkiye kendisini beceriksizliğe ve son kertede uyumsuzluğa mahkum eden bir zihni darboğazda debelenip duruyor. Aynen orta gelir tuzağı gibi, bir ‘orta kimlik’ tuzağının içinden çıkamıyor. Bir yandan evrensel uygulamaları öğrenip kullanmaktan gocunuyor, diğer yandan da kendi iradesiyle evrensel kalibrede çözüm üretecek seviyeyi taşıyamıyor…
Hem çok önemli ve değerli olmak istiyor, hem de bunu sağlayacak kalite, incelik ve nüans zenginliği karşısında ezik ve kavruk kalıyor. Bu eziklikle yüzleşme cesareti olmadığı için de kolaya kaçılıyor… Batı karşıtlığı, mağduriyet hamaseti, ‘üst akıl’ söylemi sayesinde başarısızlık kamufle olur, ‘öteki’ nefretiyle yoğrulur, böylece anlayışla karşılanır sanılıyor.
Ama başarısızlığın üstünü örtmek zor… Zaman geçiyor, sorunlar devam ediyor ve Türkiye kendini küresel akıntıya bırakmış gidiyor…