1 Kasım öncesi, “AK Parti tek başına iktidarını kaybetti. Bu suretle terörün filizlenebileceği ve yayılabileceği istikrarsız bir ortam doğdu” diyorlardı. 1 Kasım’da genel seçimler düzenlendi; AK Parti tek başına iktidar ama, olaylar artarak devam ediyor.
Aslında, terör kendi kendine başlamadı. Başkanlığı elde edemeyen Cumhurbaşkanı, barış masasını devirdi; sonra da, Ceylanpınar’da, 2 polisin şaibeli ölümü üzerine, Kandil bombalandı. İşin ucu o noktada koptu. Kontrollü şiddet, bir politika olarak benimsendi fakat, bu çok tehlikeli bir oyundu.
Nitekim, şiddet eylemleri yaygınlaştı.
PKK, maalesef tabanı olan bir terör örgütü. Bölge halkından destek görüyor; kısmen de, onları korkutarak, sindirerek kendi tarafına çekebiliyor.
Zaten 30 yıldır PKK ile baş edilememesinin sebebi buydu. Oslo müzakereleri bu yüzden başlatıldı; daha sonra barış masası, bundan dolayı kuruldu. Halkımız, -Türk-Kürt ayrımı yapmadan söylüyorum- barışı satın aldı.
Hepimiz umuda kapıldık. Ama şimdi, çok daha kötü bir noktadayız.