HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesi Diyarbakır’da düzenlediği mitinge yönelik saldırıda hayatını kaybedenler ve yaralananlar törenle anıldı.
Kana bulanan miting

5 Haziran’da Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde iki canlı bomba saldırısı gerçekleştirilmiş, beş kişi yaşamını yitirirken 400’e yakın kişi de yaralanmıştı. Saldırının ardından yaralananlar koridorlar oluşturularak ambulanslara yetiştirilmiş, böylece bir izdihamın da önüne geçilmişti.

Bugün saldırı noktasında düzenlenen anma törenine, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, milletvekilleri Feleknaz Uca, Nursel Aydoğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları katıldı.

İstasyon Meydanı’ndaki trafonun önünde düzenlenen anmada konuşan Baluken, patlamayı, ‘halkların ortak geleceğine yönelik yapılan kirli bir saldırı’ olarak nitelendirerek şunları söyledi: “Her şeyden önce yaşamını yitiren şehitlerimizi burada saygı, şükran ve minnetle anmak istiyorum. Ali Türkmen, Ramazan Yıldız, Necati Kuru, Şeyhmus Koşan ve Civan Aslan adlı arkadaşlarımız bu ülkede demokratik siyasetin yaşatmak umudunu yaşatmak üzere bu meydana gelmişlerdi. Patlayan bombalarla birlikte saray ve AKP iktidarı gerek halk iradesini gerek demokratik siyasi çözüm umuduna gerekse Kürt halkıyla birlikte yeni bir sayfanın açılabileceği umuduna yönelik önümüzdeki dönem hangi yaklaşımı gösterebileceğinin mesajını ortaya koydu.”
Yaşamını yitirenler için ikinci bombanın patladığı trafonun önüne karanfiller konulurken, patlamada iki bacağını kaybeden ve yurt dışında olduğu için anmaya katılamayan dansçı Lisa Çalan’ın ayakkabıları ve daha önce havaya sıçrarken çekilen fotoğrafları konuldu.

Tedavi için yurt dışında bulunan Lisa Çalan dün sosyal medya hesabında paylaştığı mesajında şöyle dedi: “Yarın 5 Haziran, anma olacakmış çiçek bırakmak için. Benim için çiçek koymayın. bir daha giyemeyeceğim kahverengi ayakkabımı bırakın. Dağın tepesinde kollarımı doğa açtığım, zıpladığım, havada yakalamak için defalarca çektiğim ve yakalayabildiğim resimlerimi bırakın. 5 Haziran babamın yanına gömüldüğüm gün yaşıyorken, bana bir mezar açıldığı gün.”
Diyarbakır başlangıç oldu

Diyarbakır saldırısından kısa süre sonra Türkiye peş peşe gelen saldırılarla sarsıldı.
Suruç’ta Kobani’ye yardım götürmek üzere yola çıkan SGDF’li gençlere yönelik IŞİD’in canlı bomba saldırısında 34 kişi yaşamını yitirdi.
Türkiye patlamanın şokuyla sarsılırken, kısa süre içinde çözüm sürecinin son bularak çatışmaların yeniden başlaması doğu illerinde aylar süren abluka ve operasyonları getirdi.
Ekimdeki Ankara katliamının ardından başkentte TAK’ın üstlendiği iki ayrı saldırıda daha onlarca kişi yaşamını yitirdi. İstanbul ise Sultanahmet ve İstiklal’deki IŞİD eylemleriyle kana bulandı.
Son bir senede yaşananlar, emniyet ve bakanlıkların güvenlik zaafiyetini ortaya çıkarırken, birçok saldırıda önceden istihbarat olsa da yeterli önlem alınmadığı ortaya çıktı. Gizlilik kararı getirilen soruşturmaların gidişatı tam olarak bilinemese de, Diyarbakır, Suruç, Ankara ve İstiklal Caddesi’ndeki saldırıların aynı merkezden talimatla planlandığı basına yansıyan haberler arasındaydı.