Şöyle dedi: “Örnek bir gençlik inşallah TÜRGEV’in yetiştirdiği, yurtlarında kalan gençler olacak.”
Ve önümüzdeki süreçteki hedefini de açıkladı: “Yeni dönemi, okul yapmaktan ziyade, okul müfredatının içeriğine yoğunlaşma dönemi olarak ilan ediyorum.”
Bu sözlerini okuyunca, Cumhurbaşkanı’nın yerlerde sürünen eğitim sistemimiz için bir önerisi olduğunu düşünmeyin.
O matematikten, fenden, edebiyattan, yabancı dil bilgisinden söz etmiyor.
Bu dallarda dünyanın en geri ülkelerinden biriyiz ama Cumhurbaşkanı’nın derdi başka.
O istiyor ki eğitim iman ve itikadın sağlamlığına yoğunlaşsın. Bunu söylerken de tabii kendi anlayışındaki bir iman ve itikattan söz ediyor.
Türkiye’nin bir geleceği olacaksa bu eğitimin dini içeriğe bürünmesiyle olmayacak.
Çocuklarımıza Finlandiya kadar matematik, Güney Kore kadar fen, Hollanda kadar yabancı dil öğretemezsek, istedikleri kadar dua etmeyi öğrensinler, Türkiye, geri kalmış bir ülke olmaya mahkûm olmaktan kurtulamaz.