‘Genel Başkanlık Sistemi’ni tam anlayamıyoruz diye ‘herkesin anlayacağı’ bir misal, bir emsal hazırlandı.
Bir karatahta düşünün. Ortaya bir çizgi çiziyorsunuz. Bir yana ‘ahali’yi koyuyorsunuz… Bir yana da ‘Şirket’i.
Çizginin diyelim solunda olan ‘halk’tan çocukları alıyor, asker, polis yapıyor. Çizginin sağına, ‘Şirket’in menfaatine, korunmasına tayin ediyor. Kime karşı? İçinden geldikleri yoksul insanlara, sıvasız hanelere, yani kendilerine karşı.
‘Devletin, milletin polisi, askeri’ni Şirket’in özel güvenlikçisi haline getiriyor.
Kime karşı? ‘Teröristler’ dendiğine bakmayın; toprağı, suyu, ağacı, vadisi, kuşu, havası, bitkisi için direnmiş ve yine direnebilecek ‘halk’a karşı.
Devlet birimlerinin, Vilayet, Emniyet, Jandarma ile müttefikleri Şirket’in oylarıyla özel güvenlikçilere verilecek silahlar arasında, ‘Uzun namlulu av tüfeği’ de varmış.
Şimdi soruyu bir daha soralım: Avcı kim, av kim? Avcının yanında dizilmiş, onun menfaatlerini kollayan şu efendiler kim? Siz kimden, kimlerdensiniz; kimin yanındasınız? Niçin?