Ali Babacan da yapısal ve hukuki sorunlara dikkat çekerek şöyle konuşmuştu:
“Bakın, 2007-2008 yılından bu yana kişi başı gelirde 10 bin doları geçtik ama bir türlü 11 diyemedik… İşte o orta gelir tuzağı dediğimiz riskli bölgeye düşmemek ve büyümeyi yılda 3-4’lük bir alana hapsetmemek için daha çok koşturmamız, reformları kararlılıkla götürmemiz gerekiyor.” (22 Nisan 2014)
Sayın Şimşek’in ‘uzun zamandır’ sözü nerelere kadar uzanıyor, görüyor musunuz?
Evet, uzun zamandır iktidar reform düşüncesini ihmal etti. Aşırı dozda bir politik güç duygusu yön verici oldu.
Davutoğlu’nun tasfiye edilmesinin sebeplerinden biri daha kavramsal ve programlı davranmak istemesi olsa gerek. ‘Restorasyon, liyakat, nepotizmle mücadele, yönetişim, rasyonel hukuki bürokrasi’ falan diyordu!
Şimşek, “AB sürecinin hızlanması ekonomideki çıpalarımızdan biridir” diye de vurgulamıştı. Ali Babacan’ın “Tek umudumuz AB hukukudur” sözünü unutmak mümkün mü?
Peki, ‘AB hukukuna’ bakışımız bugün nasıl?