Ne var ki herkesin bilip de söylemediği gerçek basitti… Parti içinde kendi geleceklerini Erdoğan üzerinden tasarlayan geniş bir grup Davutoğlu’nu her alanda ‘de facto’ yetkisiz kılmak üzere uğraştı. Bu arada Erdoğan da hemen her konuda ön alıp hükümetin ne yapması gerektiğini kamuoyu önünde dikte ederek, bunu Başbakan için bir itaat sınavına dönüştürdü. Kısacası Davutoğlu istenmedi ve zaten en az bir yıldan bu yana da istenmiyordu.
Siyaset hakkaniyet aramaz. AK Parti de istediği kişilerle yürüyecektir ve hiçbir konum kimsenin tapulu mülkü değil… Hakkaniyet AK Parti’nin kendisiyle ilgili tasavvuru, kimliği, giderek ortak kişiliği için önemli. Toplumla kurulan bağın yozlaşmaması için gerekli… Ne yazık ki Davutoğlu’nu göndermek üzere harekete geçen aparaçik ve amigoların seviyesizliği bunu engelledi. Bu seviyesizliğe ‘dur’ demeyenler bunun manevi vebaliyle birlikte şimdi ‘bu yollarda yürümek’ zorundalar.