Nuray Mert: 'Ölüme güzelleme yapmayın' deme cesareti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ana muhalefet partisi, dokunulmazlık konusunda iktidarın çizdiği hatta yürümek zorunda kalmasının ilk büyük hasarını, bizzat iktidarın “Bakın nasıl bizim peşimize takılmak zorunda kaldılar” horlaması ile almış oldu. Öte taraftan, iktidar çevresi zaten artık demokratik siyaset terimleri ve normları ile konuşmayı ve davranmayı toptan terk etti.

Temel mesele şu: Bu iktidar, totaliter bir rejim inşası sürecinde, herkesi ‘terörle mücadele’ adına rehin almayı başarıyor. Öncelikle buna itiraz etmek gerekiyordu. Ne yazık ki, Türkiye’nin batısında yaşayanlar hâlâ iktidarın izlediği Kürt siyasetinin, onun otoriterliğini meşrulaştırarak pekiştirdiğinin tam olarak farkında değil.

“Vatan, uğruna ölen varsa değil, içinde yaşamaktan mutlu olunan yerdir”, “bayrağımızın rengi artık kan rengi değil, gelincik kırmızısı olsun”, “yeter artık bu topraklardan şüheda fışkırmasın, sadece herkese yetecek hasat fışkırsın” deme cesareti gösterenler çoğalmadığı müddetçe, barış değil savaş; hayat değil, ölüm kazanacak. “Böylesi dar zamanda çiçek böcek edebiyatı” yapmayın diyen herkese “Asıl siz ölüme güzelleme yapmayın” deme cesareti göstermediğimiz sürece, iktidarın siyasal rehinleri olarak hep birlikte bir yıkıma gideceğiz.

Nuray Mert’in yazısı