RIFAT DOĞAN
İstanbul valiliği, Mardin Nusaybin’de yaşanan çatışmaları bahane ederek tüm İstanbul için ‘eylem yasağı’ kararı aldı. Valilik kararında yasağın 15 Mart tarihinde başladığını bir ay boyunca süreceğini belirtti.
Yasak kararı 27 Mart Pazar günü DİSK/Dev Sağlık-İş Sendikası üyelerinin hükümetin taşeron alanında yapmayı düşündüğü düzenlemelere karşı Beşiktaş’ta basın açıklaması yapmak isterken gözaltına alınmasıyla ortaya çıktı. Polis, valiliğin yasağını sözle deklare etti.
Yasağın Mardin Emniyet Müdürlüğü’nün 15 Mart günü gönderdiği bir uyarı yazı üzerine alındığı belirtildi.
Mardin’den gelen yazı
Yazıda şu ifadelere yer verildi: “PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından ilimiz Nusaybin ilçesinde, bazı mahalle, cadde ve sokaklara hendekler kazılarak barikatlar oluşturulduğu, mahallelere giriş ve çıkışların engellendiği, güvenlik görevlilerimizin mahalle ve caddelere giriş yaptıkları esnda silahlı, roketatarlı ve tuzaklanmış bomba düzenekleri ile saldırı eylemlerine maruz kaldığı ve can ve mal kayıplarına sebebiyet verdikleri, bu nedenle ilçe merkezinde açılan çukur ve barikatların kaldırılması, kurulan bombalı tuzakların imha edilmesi, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini kullanabileceği huzur ortamın ve kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi amacıyla 14.03.2016 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı uygulanarak gerekli operasyonların yapılmasına karar verilmiştir.”
Bir ay boyunca stand açmak dahi yasak

Valilik bu yazı üzerine İstanbul’un geneli için aldığı yasaklama kararında şu ifadelere yer verdi: “Anayasanın 34. maddesi, 2911 sayılı toplantı ve gösteri kanununun 10-17-23-32. maddeleri ile toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununun uygulanmasına dair yönetmeliğin 5. maddesi 5442 sayılı il idaresi kanunun 11/A 11/C maddelerinde öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylemlerin gerçekleşmesi durumunda, meydana gelebilecek istenmeyen neticelerin engellenebilmesi için il merkezimizde ve ilçelerimizde 15.03.2016 salı gününden itibaren otuz (30) gün süreyle yapılması planlanan, bahse konu her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, miting, stand açma, çadır kurma vb. etkinliklerin yapılmasının “yasaklandığı” bildirilmiştir.”
Halkevleri dava açtı
Halkevleri Hukuk Dairesi yasak kararının hiçbir hakim kararı alınmadan, tüm demokratik hakları askıya alarak uygulamaya konmasının kabul edilemez olduğunu savunarak iptal davası açtı.
Dilekçede şöyle dendi: “Eylem etkinlik yasağının, 12 Eylül mahsulü 2911 sayılı yasanın antidemokratik uygulamaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde defalarca mahkum olmuş (ilgili / ilgisiz) 10-17-23-32. maddelerine dayandırılması hukuksuzdur. Türkiye’nin taraf olduğu AİHM kararlarının açıkça ihlal edildiği belirtilen dava dilekçesinde, açıklanan nedenlerin demokratik toplum düzenini baskı altına alma amaçlı olduğu açıkça belli olan uygulamaların bir an önce iptal edilmesi gerekmektedir.”