Yani “kedi-fare” oyunları, “tavşana kaç, tazıya tut” halleri…
Bizim için en mühimi Türkiye’yi yöneten Pan İslamcı/Neo-Osmanlıcı zihniyetin, Mısır’dan Anadolu’ya “İhvan hattı” hayalini batırmış olmanın hıncını Suriye’den çıkartmayı, ulusal kurtuluş savaşı vermiş TSK’yi “oyalayıcı işgalci güç pozisyonuna” sokmayı düşünmeye kadar vardırması.
“Suriye’yi yitirdik” temaları ve Kürt düşmanlığı üzerinden milliyetçi cepheden rıza devşirilmekte.
Kuvvetle muhtemel ki kendi sonlarını getirecekler. Buna itirazımız olmaz da, mesele memleketi topyekûn felakete sürükleme meselesi. Suriye’yi siyasal İslamcı ajanda ile kaybettik zaten, kendimizi kaybetmeyelim.