Ümraniye Cezaevi’nde ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nun ardından 399 mahpusa açılan dava beraatle sonuçlandı. Tüm sanıklar, biri asker beş kişinin ölümüyle ilgili suçlamadan beraat etti.

Bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılanan mahpusların, ‘suçu işlemediklerinin sabit olması nedeniyle‘ beraat etmesine karar verdi.
Mahpuslara yöneltilen ‘devlet malına zarar‘, ‘isyan çıkarmak‘ ve ‘patlayıcı bulundurmak‘ suçları da zamanaşımından düştü.
Duruşmada mahpus avukatları savunmalarında, “Bu dava mağdurların sanık yapıldığı bir davadır. Esas yargılanması gerekenler yargılanıp suçlarına uyan ceza ile cezalandırılmadıkları sürece yargılama konusu olay ile ilgili adalet yerini bulmayacak” ifadelerini kullandı.
Ne olmuştu?
Cezaevlerindeki siyasi mahkumlar, Adalet Bakanlığı’nın emriyle 2000 yılında kurulmaya başlanan F tipi cezaevlerinin ‘hücre ve tecrit anlamına geldiği’ gerekçesiyle ölüm orucuna başlamıştı. Aydınların da içinde bulunduğu komisyonlar, ölüm oruçlarının bitirilmesi için cezaevlerinde görüşmeler yapmış ancak bir sonuç alınamamıştı.
19 Aralık 2000’de Bayrampaşa Cezaevi başta olmak üzere 20 cezaevinde ‘Hayata Dönüş‘ adı verilen eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş; düzenlenen baskınlarda ve çıkan çatışmalarda 12’si Bayrampaşa Cezaevi’nde olmak üzere 32 kişi hayatını kaybetmişti.
Ümraniye Cezaevi’nde de uzman çavuş Nurettin Kurt ve dört mahkum yaşamını yitirmişti. Uzman çavuş asker kurşunuyla ölmüştü.
Ancak operasyonunu ardından Ümraniye Cezaevi’nde bulunan 399 tutuklu ve hükümlüye dava açılmıştı.
2004’te operasyonun Ümraniye Cezaevi’yle ilgili kısmı için 267 askeri personele de dava açılmıştı. Davada ‘Bora’ ve ‘Atmaca’ isimli operasyon planları da çıkmasına rağmen, bu planlarla ilgili hiçbir işlem yapılmadı. ‘Bora‘ ve ‘Atmaca‘ isimli Ümraniye planlarının aksine, Bayrampaşa Cezaevi davasında ortaya çıkan ‘Tufan‘ planı medyada geniş yer buldu. Bu dava halen sürüyor.