Bugün, devletin siyaset üzerindeki hükümranlığının kırıldığını söylemek artık mümkündür…
Ancak bu durum ”mahpusluklar silsilesi’‘ni ortadan kaldırmış mıdır? Toplum ve düşünce siyaset ve devlet karşısında özerk hale gelmiş midir? Devleti yönetmek ve hizmet ötesinde siyaset tanımına katılım, etkileşim gibi unsurları katmış mıdır? Velhasıl siyaset, toplum, düşünce, devlet etkileşim içinde bir özerklikler düzenine doğru ilerlemekte midir?
Asıl sorular bunlardır…
Görmek gerekir ki, tüm nitelik ve içerik farklılıklarına rağmen, devletin tahakkümü yerini siyasetin hegemonyasına bırakmıştır.