METE ÇUBUKÇU
Ocak ayında başlayacak Viyana görüşmelerinin ateşkesler nedeniyle Suriye’ye bir süre nefes aldıracağı muhakkak ama savaşın bitmesine daha var.
Gerçekçi olalım: Suriye’de daha alınması gereken yol çok. Benzeri iç savaşların 10-15 yıl sürdüğü bilinmekte. Üstelik Suriye savaşı çoktan Suriyelerin olmaktan çıktı. Bölgesel, hatta küresel bir savaş yaşanıyor. Bu durumda işler hem kolaylaşıyor hem de zorlaşıyor.
Ülke içine bakacak olursak alanda farklı ülkelerin desteklediği o kadar fazla sayıda örgüt var ki birçoğu çok kolay denetimden çıkma potansiyeline sahip.
IŞİD başka bir olgu ve Suriye savaşının sonucu ve sonrası için en etkili unsur. IŞİD bu yıl içinde askeri anlamda ciddi darbeler yiyecek. Bitecek mi? Tabii ki hayır.
Suriye savaşı kendi içeriğinden, demokrasi, özgürlük ve yeni bir rejim idealinden koptu, koparıldı. Olan bir devrim filan değil. Maalesef kapanın elinde kaldığı bir paylaşım savaşı.
Üstelik, sadece bildik emperyalist ülkelerin paylaşım savaşı değil, içinde alt emperyal hayallerle soyunanların da bulunduğu bir savaş bu. 2015’ten öğrendiğimiz, kimsenin tek başına Suriye’ye hakim olamayacağı.
Ortadaki manzarayla bu yıl BM’nin ortaya koyduğu 18 aylık geçiş sürecinin takvime birebir uyması da pek mümkün değil. Ama yine de bu yılın en çok konuşulacak konusu olacak: Viyana ve bu geçiş süreci.
Gelelim alanda savaşan, bir kısmı sözüm ona ‘ılımlı’ muhalif örgütlere. 2015’in tedavülden kaldırdığı ‘ılımlılık’ 2016’da zorlama ve içi boş bir kavram olarak kullanılacak.
Çünkü El Kaideci Nusra, Selefi-cihatçı Şam Grubu, İslam Ordusu, Hizbullah gibi örgütler belli ülkelerden destek aldıkları oranda varlar, eğer destek kesilecek olursa işler değişir. Bir kısmı Sünni aşiretler üzerinden savaşa girmiş, bir kısmı da sadece İslami bir rejimi hedefliyor. Hizbullah da denklemin öte yanında sicili kanlı ve kirli rejimin ayakta kalması içinde elinde geleni yapmakta.
Mezhep ve etnik temelde yürüyen savaşta 2016’da çelişkiler daha da keskinleşecek. Bu örgütlerin bir kısmı savaşı da bitirmek istemeyeceklerdir. Çünkü bunların aralarında, varoluş sebebi sadece savaş olan var.
Kürtlerin gündemi 2015’de netleşti, bölgeleri belli oldu. 2016’da bu bölgeleri genişletip Kobani-Afrin arasındaki boşluğu doldurmayı hedefleyecekler ama bu o kadar kolay değil. Kürtler Batı nezdinde IŞİD’in panzehiri gibi ve IŞİD oldukça varlıkları önemli. Bu konuda uluslararası destek (her ne kadar zemin kaygan olsa da ) Suriyeli Kürtlerin arkasında görünüyor. Evet, Ortadoğu’nun kaygan zemininde politika yapan PYD tüm ‘oyunları’ bilmekte belki ama ABD ve Rusya’ya fazla güvenmemeleri önerilir.
Yani 2016’da;
– Öncelikle Viyana’da kurulacak masanın hemen sonuç alması mümkün değil. Ama silahların susmasının sağlanması bile başarı sayılabilir.
– Suriye’de sonucu giden yolun hızlanması için ABD ve Rusya’nın kendi yanındakilere kararlı baskı yapması gerekir ki ABD bu yıl içinde bir seçime gideceğinden dikkatini çok fazla bu konuya vermeyebilir.
– ABD ve Rusya IŞİD’e karşı mücadelede birlikteler; her ikisi de PYD’yi destekliyor. Aralarındaki fark ise ABD PYD’nin Esad’la bağını koparmasını isterken Rusya tersini düşünüyor. Nedeni ise Türkiye ile ilgili.
– Özellikle Esad’lı ve Esad’sız bir gelecek üzerinde yoğunlaşacak tartışmalardan bu yıl bir sonuç çıkmayacak. Eğer Ruslar Şam-Lazkiye hattında bir bölgenin güvenliğini garanti ederlerse bir sonraki aşamada önce Esad’lı, sonra rejimin korunduğu bir Suriye’yi devreye sokabilir; kendi varlığını da konsolide eder.
– Suriye hakkında doğru bildiğimizi sandığımız yanlışlarda biri de, Esad’ın kendi başına hareket ettiği. Bundan sadece rejim ya da Baas partisini kastetmiyoruz. Esad ‘Ben gidiyorum’ dese bile güçlü aşiretlerin buna evet demesi lazım. Çünkü birçok kesimin geleceği Esad’a bağlı, tersi de doğru. Görüşmelerde bunun güvencesinin verilmesi lazım.
– 2016’nın savaşı IŞİD’e karşı olacaktır. Ve IŞİD birçok noktada püskürtülecek, bir kısmı kaçacak bir kısmı (yerli IŞİD’ciler) eski pozisyonlarına, evlerine kasabalarına dönecek. Bu yıl içinde IŞİD’e yönelik savaşın nereye varacağı da gelişmelerde önemli rol oynayacak; Suriye’de süreci hızlandıracak ya da geciktirecek. Ama IŞİD ciddi darbe yiyecek.
– Kürtler kendi pozisyonlarını korumak için IŞİD’le savaşa sonuna kadar sürdürecek, Fırat’ın batısına geçecekler. Rakka’da sert bir savaş yaşanacak. Cerablus hattı IŞİD’den temizlendikten sonra PYD’nin oradaki varlığı (her ne kadar kırmızı çizgiler solsa bile) Türkiye açısından en hassas konu olacak. Çok nazik bir durum. Bu noktada Rusların tavrı, nereye kadar PYD’nin arkasında duracağı da çok önemli.
– Türkiye’nin ise 2016’da sepetinde yer alan üç kırılgan konu, Esad, IŞİD ve PYD karşısında nasıl ilerleyeceğine rasyonel bir karar vermesi gerekecek .
– Bölge haritası 100 yıl önce 1915’te çizilmeye başlamıştı. 100 yıl sonra resim netleşti. 2016’da yeni bir harita ve sınırları değişmesi söz konusu olmasa bile, ülkenin kendi içindeki sınırlar biraz daha netleşecek.