Ahmet B. Ercilasun: Namustan ne anlaşıldığını bilen kaldı mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Diyorlar ki oy, seçmenin namusudur. O zaman… Seçmenin verdiği oya rağmen parti değiştiriyorsanız ne olur? Seçmenin namusunu ayaklar altına almış olmaz mısınız? Peki, sizin namusunuz ne olur?

Onlarca belediye başkanı, belediye meclis üyesi şu veya bu şekilde partilerinden ayrılıp iktidar partisine geçtiler. Yeni partilerinin rozeti göğüslerine törenlerle takıldı. Göğüslerdeki rozet o insanlara şeref mi kazandırdı?

Birtakım seçilmişleri şu veya bu şekilde partilerine kazananlar ne kazanmış oluyorlar? Şeref mi onursuzluk mu? Çeşitli yollarla bazı belediyeleri ele geçiriyorsunuz. Bu sizi muzaffer komutan mı yapıyor?

Seçimle kazanılan belediyeler farklı yollarla başka partilerin eline geçecekse üstelik bu olay bir değil iki değil, onlarca kez tekrarlanacaksa o zaman seçim yapmanın bir anlamı var mı?

Seçmenleri yormasak, pusulaydı, sandıktı, görevli ücretleriydi filan, bütün bu masraflar cebimizde kalsaydı daha iyi olmaz mıydı? Bakanları seçilmişler arasından tayin etmediğimiz gibi belediye başkanlarını da tayin yoluyla belirlesek daha iyi değil mi? Hatta daha dobra, daha namusluca değil mi?

Namustan ne anlaşıldığını bilen kaldı mı? 

Ahmet B. Ercilasun’un yazısı