Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a göre son dönemdeki okul saldırılarının nedeni ‘tekno-oligarkların saçtığı zehirli tohumlar’.

Türkiye’de sadece iki ayda en az iki okul saldırısı gerçekleşirken hükümet, muhalefetin istifa çağrılarına karşılık vermedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okul güvenliği konusunda görevlerini yerine getirdiklerini öne sürerken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 8 Ekim’de “Şubat itibarıyla farklı bir çözümle kamuoyunun önünde olacağız” dedi fakat bir ayrıntı paylaşmadı.
Konuya bugün de Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti’nin İstanbul Kongre Merkezi’ndeki programında değindi. ‘Tekno-oligarkları’ hedef alan cumhurbaşkanı, özetle şunları söyledi:
“Dünyanın nereye doğru sürüklendiğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Teknolojinin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün büyüyor. Yapay zekâ ile birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor.
Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek; anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesiniyse gençlerimiz oluşturuyor.
Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir.
‘En büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği, İlim Yayma gençliği’
Şunu da ifade etmek durumundayım: Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği, İlim Yayma gençliği olacaktır.
Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten; ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.
Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. Sizler daha müyesser, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sa’y eden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak; bu milletin, bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”
Türkiye’de okul saldırıları ve güvenliği
2 Mart’ta Çekmeköy’deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okuyan 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B., dersteyken sınıfına girdiği 52 yaşındaki öğretmeni Fatma Çelik ve iki meslektaşına bıçakla saldırdı. Çelik hayatını kaybetti.
14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 2007 doğumlu bir kişi av tüfeğiyle saldırdı. 10 öğrenci, dört öğretmen, bir polis ve bir kantinci yaralanırken saldırgan polisin müdahalesi sırasında intihar etti.
Bir gün sonra, yani 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli okuduğu Ayser Çalık Ortaokulu’nda silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda öğretmen Ayla Kara, sekiz öğrenci ve saldırgan hayatını kaybetti.
22 Eylül’de Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen silahlı saldırıda ikisi ağır 11 öğrenci yaralandı.
6 Ekim’de İstanbul’un Başakşehir ilçesinde bir liseli öğrenci, Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’na bıçaklı saldırı düzenledi; 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut’u öldürdü. Saldırıda yedi öğrenci de yaralandı.
7 Ekim’de İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki Sezai Karakoç Lisesi’nde çıkan bıçaklı kavgada iki öğrenci yaralandı, birinin durumunun ağır olduğu açıklandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 22 Eylül’de okullarda alınan tedbirleri şöyle açıkladı: “Okullarımızı güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz; birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü derecede riskli okul. Birinci ve ikinci derece riskli okullarımızda kolluk görevlilerimiz var. Onlar sürekli okullarda görev yapıyorlar. Ayrıca bu yıl 31 bin tane bahçe görevlisi istihdam ettik. Onlardan dün itibarıyla 23 bin tanesini göreve başladı.”
Çiftçi hükümet olarak görevlerini yerine getirdiklerini öne sürerken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 8 Ekim’de “Şubat itibarıyla farklı bir çözümle kamuoyunun önünde olacağız” dedi fakat bir ayrıntı paylaşmadı.