Hakan Çınar: İhracat rekorları tek başına yeterli olmayacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin ithalatını değerlendirirken de sadece çok ithalat yapıyoruz demek yeterli de­ğil. Ağustos verilerine göre ithalatımızın yak­laşık yüzde 71’i ara mallarından oluşuyor. Ya­ni ithalatımızın önemli bölümü doğrudan tü­ketimden değil, sanayinin üretim yapabilmek için ihtiyaç duyduğu girdilerden kaynaklanı­yor.

Bu gerçek bize Türkiye’nin temel dış tica­ret problemini bir kez daha gösteriyor: Ener­jiden hammaddeye, ara malından yüksek tek­nolojili ürünlere kadar üretimimizin dışa bağımlılığını azaltmadan ihracat rekorları tek başına yeterli olmayacak.

Bir başka kritik alan teknoloji. Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payının yüzde 43,7’ye yükselmesi sevindirici. Ancak TÜİK’in daha dar yüksek teknoloji sınıflamasında, ilk sekiz ay itibarıyla yüksek teknolojili ürünlerin ima­lat sanayi ihracatındaki payı yalnızca yüzde 3,7. Dolayısıyla önümüzde hâlâ gidilecek uzun bir yol var.

2026’nın ilk dokuz aylık dış ticaret karne­sine benim vereceğim not bu olurdu: İhra­cat performansı iyi, son çeyreğe doğru eğilim olumlu; ancak yapısal sorunlarımız devam ediyor. 211 milyar dolarlık ihracat elbette ba­şarı, ama 282 milyar dolarlık ithalatı da aynı fotoğrafın içine koymak zorundayız. Rekor ihracatı konuşurken miktar bazındaki gerile­meyi, sanayicinin rekabetçilik sorununu, it­hal girdiye bağımlılığımızı ve yüksek teknolo­jinin hâlâ sınırlı payını görmezden gelemeyiz.

Hakan Çınar’ın yazısı