Özlem Karahan: Dört kişilik bir ailenin aylık simit-çay masrafı asgari ücretin üzerinde

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

TÜRK-İŞ’in açıkladığı Eylül 2026 açlık sınırı 37 bin 801 lira, yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 lira. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyetinin 48 bin 885 liraya ulaştığı görülüyor. Mutfaktaki enflasyonun bir önceki aya göre yüzde 1,10, yıllık ortalama yüzde 39,78 oranında arttığı dikkat çekiyor.

En ucuz yemek menüsü çay ve simitti. Enflasyonun yıllar içindeki artışı ve maliyetlerde eklenince zamlardan simit de nasibini aldı ve 25 liradan 30 liraya yükseldi. Çaya da zam geldi. 50 lira olan en ucuz bir bardak çaya, 10 lira daha zam geldi.

Asgari ücretli vatandaş; bir ay boyu sadece simit ve çay ile yemek ihtiyacını giderse, günde 3 öğün 3 bardak çay içse 60 liradan toplam 180 lira. 3 Öğün 3 simit yense, 30 liradan hesaplanırsa 90 lirayı buluyor.

Dört kişilik bir ailenin aylık simit-çay masrafı asgari ücretin üzerinde.

Aylık çay 5 bin 400 lira, aylık simit 2 bin 700 lirayı buluyor. Asgari ücretlinin maaşının üçte birini, aylık çay-simit buluyor.

4 kişilik bir ailenin 3 öğün çay-simit yediğini düşünelim. Aylık masrafı, sadece simit parası 10 bin 800 lira ve sadece çay parası ise 21 bin 600 lirayı buluyor.

Aylık toplam simit-çay parası, 32 bin 400 liraya ulaşıyor.

Bu ücrete mutfak masrafı, kira, yol, faturaları da eklenince hesap kabarıyor. 28 bin 75 lira maaş hiçbir şeye yetmiyor.

Bu hayat pahalılığında 28 bin lira maaşla yaşam mücadelesi veren asgari ücretlinin alım gücü, her ay artan enflasyon ve düşen alım gücüyle birlikte maaşı gün geçtikçe eriyor. En ucuz yemek olan çay ve simite olan zamla, asgari ücret de eridi.

Özlem Karahan’ın yazısı