Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık hakkında suç duyurusunda bulundu.

Şık dünkü (28 Eylül) X paylaşımında Akın Gürlek’e şu soruları sormuştu:
Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?
- Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?
- Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontları var mıdır?
- Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?
- Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?
- Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan ‘Nobu’ isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?
‘Alçakça iftira’
Gürlek’in avukatı Abdullah Adır, Şık’ın iddialarının asılsız olduğunu, bakan ve eşinin Adalet Bakanlığı’nın tahsis ettiği bir lojmanda kaldığını ve başka bir konut kiralamadığını duyurdu.
Adır ayrıca Şık’ın elinde resmi bir belge veya dekont varsa bunu kamuoyuyla paylaşmasını istedi.
Açıklama şöyle:
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve eşi Sayın Elif Gülşah Gürlek hakkında, gazeteci ve milletvekili sıfatı taşıyan Ahmet ŞIK isimli bir şahıs tarafından ortaya atılan iddialar tamamen gerçek dışı, mesnetsiz ve iftira niteliğindedir.
Müvekkilimiz ve eşi, Adalet Bakanlığı tarafından kendilerine tahsis edilen lojmanda ikamet etmektedir. Müfteri Ahmet Şık’ın yalan beyanlarının aksine müvekkilimiz tarafından başka bir konut kiralanması asla söz konusu değildir.
Gazetecilik belgeye, milletvekilliği ise kamuoyu karşısında sorumluluğa dayanır. Müfterinin elinde bir kira sözleşmesi ve ödeme belgesi varsa bunu derhal kamuoyuyla paylaşmalıdır. Aksi takdirde söz konusu şahıs kamuoyu vicdanında müfteri olarak alınacaktır.
Müvekkilimizin ve ailesinin kişilik haklarını ve itibarını hedef alan alçakça iftiraları nedeniyle Ahmet Şık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş; ayrıca kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davası açılmıştır.
Müvekkilimize karşı itibar suikastı niteliği taşıyan bu iftiraların hesabı hukuk önünde, iftira sahibinin şeref ve haysiyeti ise milletin vicdanı önünde yargılanmaya muhtaçtır. Süreç hukuk çerçevesinde titizlikle takip edilmektedir.