Deniz Yazgan: Madrid'deki dayanışmanın bir başka boyutu da sosyal hizmet çalışanlarının bu itirazıydı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de engelli kişilerin şüpheli ölümlerine, işkence ve eziyet iddialarına ilişkin takip ettiğimiz dosyalarda bazen on, bazen on beş kişiyiz.

Etrafımıza baktığımızda birbirini iyi tanıyan engelli hakları savunucularını ve kan ağlayan aileleri görüyoruz. Madrid’de yetmiş yıldır yaşadığı evden çıkarılan Maricarmen’in hikayesini okurken aklıma bizim bu halimiz geldi…

Maricarmen Abascal, 87 yaşında, engelli bir kadın. Madrid’in Retiro semtinde, gençliğinden beri yaşadığı evden 23 Eylül 2026’da sedyeyle çıkarıldı. Kapıda ve binanın içinde bekleyenler tahliyeyi durdurmaya çalıştı; polis onları püskürttü.

Maricarmen ambulansla hastaneye götürülürken, evinin önünde onun yalnız olmadığını söyleyen insanlar vardı. O gün tahliyeyi engelleyemediler. Ama hikaye, ambulansın sokağın köşesinden dönmesiyle bitmedi.

Aynı gün Madrid’de binlerce kişi sokağa çıktı. Euronews’un haberine göre, başkentteki gösteriye on binden fazla kişi katıldı. Protestolar başka kentlere yayıldı. İnsanlar “Hepimiz Maricarmen’iz” diyordu. Kiracılar örgütlerinin sonraki çağrısı da tek bir kişinin adını çoğaltıyordu: “Bütün Maricarmenler için.” Yaşlı ve engelli kadının evinden çıkarılması, birbirini tanımayan insanların ortak meselesi haline gelmişti. 

Madrid’deki dayanışmanın bir başka boyutu da sosyal hizmet çalışanlarının bu itirazıydı. Samur Social işçi komitesi, tahliyelere katılmayı reddeden bir metni çalışanlara iletti. Sosyal hizmet çalışanları, mesleki değerlendirmelerinin dikkate alınmadığını; bazen tahliye edilen kişiye sunabilecekleri hiçbir barınma seçeneği olmadan görevlendirildiklerini anlattı.

Benim on, on beş kişilik çevremize bakarken aklımdan geçen, yalnızca daha fazla insanın bir duruşmaya gelmesi değil; sendikaların, meslek örgütlerinin, kadın örgütlerinin, farklı hak mücadelelerinin bu dosyalarla nasıl ilişki kurduğu… Bir işçinin çalışma koşullarıyla o kurumda destek alan kişinin güvenliği, bakım sorumluluğunu üstlenen bir kadının hayatıyla engelli yakınının bağımsızlığı birbirinden ayrı meseleler mi? Madrid’de bir kiracının mücadelesinin sosyal hizmet çalışanlarının mesleki itirazıyla buluşması, bana bu soruları düşündürüyor.

Deniz Yazgan’ın yazısı