Bizdeki taraftarlık algısı kendi takımını desteklemekten çok rakiplere hakaret etme, rakipleri aşağılama, küçük düşürme ve sindirme edimleriyle şekilleniyor.
İnsanlar kazanmayı o kadar çok önemsiyorlar ki, akıllarınca takımlarının kazanmasına katkıda bulunmak için her türlü rezilliği göze alabiliyorlar. Onları, kazanmaktan daha fazla mutlu eden hiçbir şey yok. Ama sadece yenmek yetmiyor, tam anlamıyla mutlu olabilmeleri için rakibi aşağılamaları da gerekiyor.
Pankartta, Kocaelispor’u sembolize eden yeşil-siyah formalı bir adam, sarı-kırmızı formalı küçük bir kızı kucaklamış götürüyor…
Spor karşılaşmalarını cinsellik eylemiyle özdeşleştiren, galip gelmeyi de “koyduk”, “geçirdik” gibi fiillerle ifade eden taraftar güruhunun bu pankartla ne anlatmak istediğini anlamak hiç zor değil…
Stadyumlarda neredeyse kanıksanmış hale gelen cinsiyetçi küfürler bu “ateşli” taraftarları kesmemiş anlaşılan ki, pedofili çağrışımı içeren pankart aracılığıyla cinsel şiddeti teşvik etme konusunda sınır tanımadıklarını göstermişler.
Ülkemizde stadyumlar sportif güzelliklerin yaşandığı yerler olmaktan çok küfürler ve pankartlar üzerinden cinsiyetçiliğin sürekli olarak kışkırtıldığı, beslenip yeniden üretildiği, cinsel şiddetin doğrudan teşvik edildiği mekanlar olarak dikkat çekiyor.