Bilge Keykubat: Emtia milliyetçiliği, küresel gıda sistemini kemiren bir virüstür

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Emtia milliyetçiliği, kriz anında sihirli bir koruma kalkanı gibi görünse de, aslında küresel gıda sistemini kemiren içten çökertici bir virüstür. Sınırları kapatmak, tarladaki yangını söndürmez; aksine içerideki ateşi harlarken dışarıdaki dünyayı açlığa mahkum eder.

Tarım ve gıda piyasaları, yüzyılın en çetin sınav­larından birini verirken uluslararası ticaretin kuralları sessiz ve derinden yeniden yazılı­yor. Küresel iklim krizinin tetik­lediği rekolte kayıpları, Orta Do­ğu eksenli enerji darboğazları ve tırmanan girdi maliyetleri, dev­letleri klasik serbest piyasa ilke­lerinden hızla uzaklaştırıyor.

Şu gün itibarıyla masaya gelen küre­sel veriler ve uluslararası analizler, tarım politikalarında “Pazar Yö­netimi” devrinin yok olmaya baş­ladığını, yerine “Stratejik Devlet Müdahalesi ve Emtia Milliyetçili­ği” döneminin başladığını gösteri­yor. Ege’nin zeytinliklerinden As­ya’nın pirinç tarlalarına kadar his­sedilen bu kırılma, sınırların gıda güvenliği bahanesiyle kapatıldığı yeni bir küresel ekosistemi tetik­liyor.

Emtia milliyetçiliği (Commo­dity nationalism) ülkelerin kriz dönemlerinde kritik tarım ve gı­da ürünlerini (tahıl, pirinç, güb­re, yağlı tohumlar) ulusal sınırla­rı içinde tutmak, yerel enflasyonu baskılamak ve iç piyasayı korumak amacıyla dış ticaret akışlarını tek taraflı olarak kısıtlaması, vergilen­dirmesi veya tamamen yasakla­ması refleksidir.

Bilge Keykubat’ın yazısı