Eskiden futbolda başarının sırrını çok çalışmak, tecrübe, yetenek ve biraz da şansta arardık. Şimdi bu hesabın içine milyonlarca veri ve yapay zekâ da girdi.
Chelsea’nin futbolcuların sakatlıklarını analiz etmek ve sahalardan uzak kaldıkları süreyi azaltmak için yapay zekâ kullanması bunun örneklerinden biri. Oyuncunun geçmiş sakatlıkları, antrenman yükü ve fiziksel verileri birlikte incelenerek riskler önceden görülebiliyor.
Almanya’da da Hoffenheim, veriyi futbolun merkezine koyan kulüplerin ilk örneklerinden biri. Kulüp SAP’nin kurucularından Dietmar Hopp’ın yatırımıyla, SAP yazılımlarını finans, mağazacılık ve oyuncu veri yönetiminde kullanmaya başladı.
Bugün Hoffenheim ve SAP, yapay zekâyı scouting ve video analizinde kullanıyor. Scout raporları yapay zekâ ile özetleniyor.
Türkiye henüz bu seviyede olmasa da umut veren gelişmeler var. Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi Tanju Kaya ve futbol direktörü Oğuz Çetin’den aldığım bilgiye göre termal kameralarla yapay zekâ destekli sakatlık risk analizi yapılıyor. Antrenman yükünün takibinde de yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanılıyor.