Murat Muratoğlu: Türkiye'de telefon dolandırıcılığı artık bildiğiniz sosyolojik araştırma!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de telefon dolandırıcılığı artık basit bir asayiş olayı değil… Bildiğiniz sosyolojik araştırma!

Bir insanı “Kredi kartınızdan harcama yapıldı” diyerek kandırabilirsiniz. Ama bir insana dükkanını yarı fiyatına sattırmak, bankadaki altınlarını çektirmek, evine gelen yabancıya servetini teslim ettirmek için iyi hazırlanmış bir senaryo yetmez.

O insanın çok büyük korkularının olması gerekir.

Ankara’da 64 ve 66 yaşındaki iki kız kardeşi arıyorlar… “Kendinizi hazırlayın, adınız FETÖ soruşturmasına karıştı. Hakkınızda tutuklama kararı var” diyorlar.

Yetmiyor…

Sahte savcılık evrakı gönderiyorlar. Dronla izlendiklerini, bankalarda örgüt üyelerinin bulunduğunu, konuşurlarsa suç işleyeceklerini söylüyorlar.

Tam üç ay boyunca korkuyu damardan veriyorlar. Sonra ne oluyor?

Kadınlar bankadaki altınlarını çekiyor. Evlerine gelen ve “Ay yıldız” parolasını söyleyen adama teslim ediyor.

En az 7 milyon lira değerindeki dükkânlarını 3 milyon 600 bin liraya satıyorlar. Satıştan gelen 67 bin Euro’yu da veriyorlar. Toplam zarar yaklaşık 40 milyon lira…

Normal olarak siz hâlâ “Bu yaşta insan buna nasıl inanır?” diye mi soruyorsunuz? Bence yanlış soruyu soruyorsunuz.

Asıl soru şu olmalı… Bu ülkede masum bir insan neden telefondaki yabancıya, “Benim alnım açık, varsa suçlama çağırın, gider hesabımı veririm” diyemiyor? Neden telefonu kapatıp rahatça uyuyamıyor?

Murat Muratoğlu’nun yazısı