İnsanın üyesi olduğu parti için çalışması doğal bir durumdur. Ancak bir siyasal parti üyesi bakan olduğunda, kendi partisini gözetmesi yanında tüm toplumu da gözetmesi gereken devlet adamı sorumluluğunu da üstlenmiş olmaktadır. Bu nedenle hiç kimseden toplumu kandırıcı söylemler beklenmediği gibi bakanlardan da beklenmemektedir.
Eğitim bakanı, iki hafta önce Rize’de yandaşlarıyla konuşurken Ekrem İmamoğlu’nun Kıbrıs’tan İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmasıyla ilgili olarak, “… 1980’li yıllar yani benim üniversite sınavına girdiğim 88-89’dan bahsediyoruz. Burada hiç kimsenin çoluğu çocuğu ‘Kıbrıs’a gideyim, Kıbrıs’ta okuyayım, oradan yatay geçiş yapayım’, bu o zaman kimsenin aklına gelen bir şey değildi, kimsenin bildiği bir şey de değildi” diyor!
Bu haberi okuyunca, 1988’de yedi yıldır Boğaziçi Üniversitesi’nin çalışanı olduğumu ve dış transfer başvurularını anımsayınca, bakanın söylediklerinden kuşkulandım.
Kuzey Kıbrıs’ta bulunan üniversitelerin web sayfalarındaki tarihçelerine baktım. Kuzey Kıbrıs’taki Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) 1979’da, E. İmamoğlu’nun okuduğu Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) 1985’te ve Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) de 1988’de açılmış.
Gerçeklerin bu denli çarpıtılması, bırakın bir bakana yakışmamasını, bu konularla ilgili verileri herkesten daha iyi bilmesi gereken eğitim bakanına hiç yakışmıyor.