Gökhan Aktürk: İsmail Kartal'ın artık duygusal bakış açısını bir kenara bırakması gerekiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gelmeyen şampiyonlukların biriken stresiyle sezona başlayan sarı-lacivertliler, şimdilerde adeta tam zamanlı bir “savunma mekanizması” na geçmiş durumda.

Yabancı kuralı ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle tecrübeli teknik adam, bugün idmana çıkardığı kadronun neredeyse yarısını göndermek zorunda. Teknik heyet bu kadro mühendisliği krizleriyle boğuşurken; idari yönetim ise sadece para harcayarak seyir zevki üretebileceğini sanan çoğunluğu tatmin etme peşinde: “Sürekli yıldız transferi getirmek…”

İlk maçın ardından “çok iyi bir oyun oynadığımızı” iddia eden İsmail Kartal, takımıyla iki duran toptan zorla gol bulabilmişti.

​Teknik direktör İsmail Kartal’ın artık takım içerisindeki duygusal bakış açısını bir kenara bırakması gerekiyor. Oosterwolde geçen sezonun ikinci yarısından bu yana sarı-lacivertli formayı giyme taraftarı gibi durmuyor. Kerem bu takımın hiçbir zaman vazgeçilmezi olamaz; kaçırdığı net pozisyon da bunun en açık kanıtı.

İrfan Can’a gelince… Başakşehir’deyken yıldızlaşmıştı ve görünüşe göre orada kalması çok daha mantıklıydı. Fred ise geleceği açısından ne yapmak istediğini kendisi dahi bilmiyor.

İsmail Kartal’ın duygusu da aklı da hâlâ 2023-2024 sezonunda takılı kalmış durumda.

Gökhan Aktürk’ün yazısı