Yüksek enflasyon, yüksek faiz ve her zaman gergin cari açık ile bir türlü gelmeyen yabancı yatırım ülkenin kaderi oldu. Savaştaki ülkelerin üzerinde fiyat seviyesiyle yaşıyoruz ve artık birçok ürün dolar bazında bile dünya ortalamasının üzerinde satılıyor. Dolar enflasyonu, TL enflasyonunun kat be kat üzerindedir; özellikle de gıdada.
Krizi yönetemeyince, enflasyonu ve faizi durduramayınca bu kez geriye bildik hikayeler kalıyor. Pandemi büyük bir bahaneydi geçti. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonraki bahane oldu; o da zayıfladı. Şimdi de İran Savaşı…
Oysa, pandemiden etkilenen ülkeler artık enflasyonu unuttu ve İran savaşı da sadece bizi etkiliyor ama kimsede bizim gibi yüksek fiyatlar yok. Kaldı ki, pandeminin bitişiyle İran Savaşı arasındaki üç koca yılda ne yapıyorduk da enflasyonu düşüremedik? “Bütün krizlere karşı dayanıklı, güçlü ve sağlam ekonomimiz var” hikayesine ne oldu?
Ekonomide hiç değişmeyen ve ne olursa olsun ısrarla tatbik edilen tek program bahanelere sığınmak oldu. Türkiye yüksek enflasyona, yüksek faize ve artık eksi yabancı yatırıma mahkum bir ekonomi haline bu bahanelerin eşliğinde geldi.