Küreselleşme sürecinde, demokrasiyi savunan sivil toplum örgütleri arttı. İletişim ve haberleşme imkânları arttı. Sosyal medya ağı genişledi. Bu yolla insanların demokrasi bilinci artı. Ne var ki yine de, popülizm yoluyla, korku yaratarak, krallar, Emirler, Mollalar ve şeytan diktatörler galip geldi. Demokrasi inişe geçti.
Küreselleşme üretim faktörlerinden yalnızca sermaye dolaşımına imkân sağladı. Spekülatif sermaye için demokrasilerde kurumsal yapılarla uğraşmak yerine tek bir diktatörü etkilemek daha kolay geldi. Ortadoğu’da ılımlı İslam projesi çıkarıldı. Spekülatif sermaye el altından bu projeye destek verdi.
Sonuç olarak küreselleşme demokrasiye de zarar verdi. Küreselleşme sürecinde Dünyada zengin-fakir ülke farkı açıldı. Cari fazla veren ülkeler daha zengin, cari açık veren ülkeler ise daha fakir oldu. Otokrasiye geçen ülkelerde İktidar zenginleri ve spekülatif zenginler türedi ve gelir dağılımı bozuldu.
Dünyada yoksullaşan ve geçim derdine düşen insanlar siyasi istismara ve vaatlere daha kolay inandı. Bu süreçte demokrasi ikinci planda kaldı, siyasi istismarlar, popülizm öne çıktı. Demokrasi kültürü aşındı.