Alper Kaya: Türk futbolunun özetini bundan daha açık anlatmak zor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Levent Eriş’in ifadesiyle transferleri artık yöneticiler ya da teknik ekipler değil, menajerler yapıyor. Kulüpler, bilimsel ve sürekli çalışan bir gözlemci ağı kurmak yerine, kendilerine sunulan oyuncular arasından seçim yapıyor. Böyle olunca transfer politikası kulübün ihtiyaçlarına göre değil, menajerlerin portföylerine göre şekilleniyor.

Sonuç ise apaçık ortada! Her sezon onlarca futbolcu transfer ediliyor, milyonlarca lira harcanıyor, birkaç ay sonra aynı oyuncular gönderilmeye çalışılıyor. Bir sonraki yönetim geliyor, önceki yönetimin kurduğu kadroyu dağıtıyor. Yeni teknik direktör, kendisinden önce alınan futbolcuları istemiyor. Futbolcuya bonservis, menajere komisyon, kulübüne fesih bedeli ödeniyor. Kulüp başarısız oluyor ama bu transfer zincirinde kazanç sağlayanlar yollarına devam ediyor.

Levent Eriş’in altını çizdiği nokta tam da burada önem kazanıyor:

“Scout yok, plan yok, başarı yok ama menajerlere güven çok.”

Türk futbolunun özetini bundan daha açık anlatmak zor.

Eriş’in programda Göztepe örneğini özellikle öne çıkarması da boşuna değil. Onun da anlatımıyla Göztepe, önce bir model kurdu, daha sonra bu modele uygun teknik direktör ve oyuncular belirledi. Yani kulüp, her teknik direktör değişikliğinde kimliğini baştan yaratmaya çalışmadı. Scout ekibi oyuncuları araştırmaya, yönetim bu çalışmalar üzerinden karar vermeye ve teknik heyet mevcut sistem hakkında bilgilendirilmeye devam etti.

Mesele artık birkaç kötü transfer meselesi değil.

Mesele, Türk futbolunun kim tarafından yönetileceği.

Alper Kaya’nın yazısı