Merdan Yanardağ: Yeni Parti devletin baskısına karşı mücadele içinden doğduğunu unutmamalıdır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Siyasal partiler bütün eğilimleri içinde taşımaz. O takdirde ayrı bir parti olmanın anlamı kalmaz. Partilerin örgütsel, ideolojik ve politik yapılanması ile kurması gereken ittifakları birbirine karıştırmamak lazım. Bir sosyal-demokrat ya da bizim gibi ülkelerde benim tercih ettiğim kavram ile devrimci demokrat bir parti kendi sağındaki ve solundaki güçlerle ittifak yapabilir. Ancak, bu ittifak yapacağı güçleri içine alırsa kimliğini ve varlık gerekçesini yitirir.

Diğer taraftan, Yeni Parti CHP’nin tarihsel yüklerinden kurtulduğu için hem sosyalistlerle hem de Kürt demokratik çevreleriyle daha kolay ilişki kurabileceği gibi, söz konusu çevreler bakımından da aynı kolaylığı sağlayacaktır. Aynı durum dindar ve muhafazakâr kültürel-siyasal havzalar bakımından da geçerlidir.

Yeni Parti, ülkeyi İslamcı-faşist bir diktatörlük tehdidine karşı savunacak ve bu girişimi yenilgiye uğratmak için birleşik bir muhalefet hattının kurulmasını da kolaylaştıracaktır. Yeni Parti, kendini “devletin sahibi” zannedenlerin değil, bir anlamda devletin baskısına karşı mücadele içinden doğduğunu unutmamalıdır.

Birleşik bir muhalefet hareketinin eksenini ise cumhuriyetçi-sosyalist ittifakı oluşturmalıdır. Böyle bir ittifak hem geniş cephenin güvencesini oluşturacak hem kalıcı olmasını sağlayacaktır. Dahası, sokağın kontrolünün sağlanması için de işlevsel olacaktır. İdeolojik-kültürel mücadelede büyük güç demektir.

Merdan Yanardağ’ın yazısı