İşi elinden alınan trans kadın öğretmen Zoe Lila: Bir hiçliğin içinde, güvencesizsin

İngilizce öğretmeniyken hedef gösterilince işini kaybeden trans kadın öğretmen Zoe Lila yaşadıklarını Diken’e anlattı: “Okul senin yanındayım derken bir anda bir bakıyorsun, hiç kimse yanında değil. Bir hiçliğin içindesin, güvencesizsin.

Zoe Lila.

Zoe, Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nden mezun, 32 yaşında. 10 yıldır bu işi yapıyor. Dil ve eğitmenlik becerilerini geliştirmek için bir yıl ABD’de, bir yıl da Kolombiya’da yaşamış. Beş yıl boyunca Özel Sarıyer Açı Ortaokulu’nda çalışmış. Zoe’nin aktardığına göre okul ideolojik olarak insan haklarına saygılı bir kurummuş. İşine son verilene kadar cinsel yönelimi, trans bir kadın oluşu hiç sorun edilmemiş.

Zoe, cinsiyet uyum sürecine başlayışını ve okulun yaklaşımını şöyle anlatıyor:

“Zaten okul kapsayıcılık komitesi ve etik kurulu olan bir okuldu. Aslında diğer özel okullara göre toplumsal konuları daha gündeminde tutan bir yerdi. O yüzden benim de orada çalışmam onlar için sorun değil, aksine bir çeşitlilikti.

Bundan dolayı beş yıldır çalıştığım okulda son iki yılda cinsiyet uyum sürecine başladım. Haziran 2024’te psikiyatri görüşmelerini geçtikten sonra endokrinolojiye yönlendirildim. Hormon kullanarak yasal olarak cinsiyet uyum sürecine başladım. Ağustos 2024’te okul yöneticisi durumu insan kaynaklarına haber verdi. ‘Tabii ki yanındayız’ dediler.”

Zoe bu sırada yurt dışındaki bir okuldan yüksek lisans için kabul almış. Ama okulun ilk baştaki bu desteği nedeniyle bu fırsatı değerlendirmemiş. Okul bu süreçte Zoe için psikolojik destek almış. İş arkadaşı öğretmenler Zoe’nin yanında olduğunu söylemiş.

Bundan sonra istediğim bedende hayatıma devam edeceğim, dedim

Zoe de artık Haziran 2026’da öğrencilerine açılmaya ve bu süreci onlarla paylaşmaya karar vermiş:

“Sadece İngilizce derslerine girmiyordum, sınıf rehber öğretmenliği de yapıyordum. Yani onların böyle herhangi bir sorununda geleceği insan bendim, aileleri benimle iletişimdeydi. 15 Haziran’da iki yıldır tanıdığım bir grupla açılma süreci yaşadım.

Bütün öğrenciler sınıfta, rehberlik dersi yapar derken ben sınıflara girdim. Ben rehberlik öğretmeni, müdür yardımcısı. Üçümüz sınıflara girdik ve tek tek açıldım. İşte bundan sonra istediğim bedende hayatıma devam edeceğim, ismim Zoe Lila olacak gibi, şeyler söyledim.

Öğrencilere açıldığım bir süreç oldu. Tabii ki benim için çok zordu. Altı farklı sınıfta altı kez açıldım. Karşımdaki bazı gözler korku içinde, bazıları endişeli, bazıları mutlu, bazıları ‘Biz zaten biliyorduk’ dercesine bir sürü doğal tepki gösterdi.”

‘Bir veli fotoğrafımı A Haber’e atmış’

Tam da o günlerde Zoe’nin sınıf grubunda paylaştığı bir fotoğrafı çeşitli yayın organlarınca hedef gösterilmek amacıyla kullanılmış. Zoe, bu haberleri işinin başındayken öğrenmiş:

“19 Haziran Cuma dersin ortasında işte kapı çalındı. ‘Haberleri gördün mü’ dediler. ‘Görmedim’ dedim. Sonra haberler gösterildi. A Haber’den başlayan bir linç kampanyasıydı. Nefret söylemi ve siber zorbalık. Eski ismim, yeni ismim, eski fotoğrafım. Bir de ilginç olan, yani sınıf grubunda paylaştığım bir fotoğrafı veli öğrencimin iPad’inden alıyor. Onu kesiyor. Sadece benim fotoğrafımı A Haber’e atıyor. Sonra saçma sapan, korkunç haberler yayılmaya başlıyor. En az yedi-sekiz kanalda bir linç kampanyası yürütüldü. O sırada okul hala yanımda olduğunu söylüyordu.”

Zoe, kendisini hedef gösteren bu haberlerin ardından onlarca tehdit mesajı almış. Güvenlik endişesinden dolayı evini terk etmiş.

Derken okul, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’yla yaptığı görüşme sonrası Zoe’ye bir sonraki dönem için iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğini, yani işinin sonlandırıldığını bildirmiş.

Bir hiçliğin içindesin, güvencesizsin

Zoe işten kovulduğunu öğrendikten bir gün sonra ameliyata girmiş. O gün yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Korkunç bir halde ameliyata girdim. En kötü şey de oydu. Ameliyat başarılı olmazsa üzülecek miyim diye sordum kendime. Çünkü bir hiçliğin içine atılmış gibisin. Okul senin yanındayım derken bir anda bir bakıyorsun, hiç kimse yanında değil. Bir hiçliğin içindesin, güvencesizsin.”

Dahası var… Milli Eğitim Bakanlığı okul hakkında soruşturma başlattı. Okulda öğrencilerin ve öğretmenlerin ifadesi alındı. Zoe’nin aktardığına göre iki yıldır bu süreci bilen öğretmenler durumdan haberdar olmadığını söylemiş. Bakanlık Zoe, müdür ve müdür yardımcısıyla ağustosta görüşecek.

Zoe, sözleşmeli bir özel okul öğretmeni olduğu için işe iade davası açamıyor. Ama kendisine yaşatılan bu süreç nedeniyle okula maddi-manevi tazminat davası açmış. İşyerinde uğradığı ayrımcılığa ilişkin bir emsal karar çıkmasını bekliyor.

Zoe yaşadığı haksızlığın duyulması ve bir daha hiç kimsenin böyle bir durumla karşılaşmaması için bir dayanışma platformu kurmak istediklerini söylüyor. Bu platform çatısı altında eğitim sendikaları, queer dernekler ve İnsan Hakları Derneği (İHD) gibi kurumlar olacak.

Platform için bir web sitesi de oluşturulacak.

‘Bu hayata bir kez geliyorum ve nefes almak istiyorum’

Bundan sonra ekonomik olarak hayatını nasıl devam ettireceğiyse belirsiz. Gösterdiği mücadele ve kendisini bekleyen süreç için şunları söylüyor:

“Ameliyattan üç gün sonra belki iki bile olabilir, A Haber’in haber linklerini toplayıp Basın Konseyi’ne dilekçe yazıyordum. Çok hızlı ayaklandım mecburen. Çünkü tek başınaydım ve karşımda kurumlar silsilesi vardı. Mücadele etmem gerekiyordu. Yanımda çok insan oldu. Yani sadece yakın arkadaşlarım, bakım verenim dışında insanlar farklı yollardan da dayanışma gösterdiler.

Şu anda güvende hissetmiyorum. Dışarı çıktığımda o mesajlardan sonra hala güvensizlik hissiyatım çok yüksek.

GoFundMe kampanyası başlattım. Uluslararası queer derneklerle iletişimdeyim. Onlarla bir toplantı yapacağız. Orada, Avrupa’da insanlar bize göre görece daha iyi durumdalar. O yüzden GoFundMe kampanyasını orada güçlü tutmak istiyoruz. İyileştiğimde özel ders vermek aklımda var. Ama şu süreci görmek istiyorum. Çünkü şu an hani MEB bana ne diyor? Çalışamazsın mı diyor Larin’e (Larin Kayataş, trans kadın doktor) yaptığı gibi. Hani meslekten mi men ediyor beni. Şimdi oraları bir göreceğiz. Etmiyorsa sıkıntı mı yaratacak yeni çalışacağım okula. Oraları bilmediğimiz için öngöremediğimiz bir süreç var.

Ama önceliğimiz bu davalar ve işe dönüş kararı. O sürece kadar da ben freelancer online uzaktan çalışabileceğim çok iş var. İngilizce öğretmenliği bunun en kolayı. Geleceğe dair söyleyeceğimse yorgunum ve hayatımı yaşayabilmek için maalesef yurt dışı düşünüyorum. Yani buradaki mücadele bir yere kadar ve bu hayata bir kez geliyorum ve nefes almak istiyorum.”

Zoe, gelecek nesiller için umutsuz olmadığını şu sözlerle özetliyor:

“Kendi küçüklüğümden baktığımda karanlık gördüğüm bu yer şu an daha aydınlıkta. Aslında karanlığın ortasında olmama rağmen hala aydınlıkta görüyorum. Çünkü dayanışma var. Yani az değiliz. Gelecek için daha umutluyum. Gen Z çok umut vaat ediyor benim için. Çünkü onlar bu bastırılmışlığın içine doğup büyüdüler. Mesela biz böyle bir baskının içine doğmadık. Hiçbir şey böyle kalmayacak.”

Erdoğan: LGBT gibi sapkınlıklar genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor

Çok sayıda LGBTİ+ ve kadın örgütünün X hesabı erişime engellendi

11’nci yargı paketinden LGBTİ+ bireylere hapis cezası çıktı