Türkiye üretmek ve ürettiğini satmak zorunda… Ancak üretimi adeta cezalandıran ekonomi politikaları, sanayisizleştiriyor, tüketim bağımlısı haline getiriyor, yeteneklerimizi harcatıyor
Üretim, özellikle imalat sanayi; ekonomik varlık, bağımsızlık, istihdam ve kalkınmanın temelidir; tüketim odaklı veya ithalata bağımlı modeller ise mutlak çöküşe yol açar.
Ekonomik çarpan etkisi için her 1 dolarlık üretim, ekonomide 2-3 kat daha fazla değer yaratır. Üretim durursa sadece fabrikalar değil, tedarik zincirleri, istihdam, refah da çöker. Siyasi bağımsızlık üretimle pekişir. İthalata mahkûm bir ekonomi, karar alma özgürlüğünü kaybeder, müstemleke olur.
Üretmezsek, dış ticaret açığı büyür, döviz rezervleri erir, gençler işsiz kalır, gelecek nesillerin hayatı zorlaşır. Üretim devrimi yapmazsak, varlığımız tehlikededir. Üretirsek var olur, kalkınır ve lider oluruz. Sadece üretmek de yetmez; katma değerli sanayilere, verimli tarıma ve güçlü savunmaya mecburuz.
Sanayi, bir şeyden çok üretmek demektir ve ekonomi içindeki payımız %16,8’e gerilemiş durumda. Hele ki üretimi soğutan OVP yüzünden enflasyon inemiyor, faiz gerilemiyor, batağa saplanıyoruz.