Üç aydır maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlatan Yunus Emre Termik Santrali işçileri, eylemlerinin ikinci gününde mola verdikleri akaryakıt istasyonundan ayrıldıktan kısa süre sonra polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, Genel Sekreter Emin Atsız ve çok sayıda işçi gözaltına alındı.
Giresun Şebinkarahisar’da da Yıldızlar Holding’e bağlı Nesko Maden’de çalışan işçiler aylardır ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle eylem yapmıştı.
Elazığ’ın Maden ilçesinde bulunan Eti Gümüş İşletmesi’nde çalışan yüzlerce işçi, 1 ila 1,5 yıl maaşlarını alamadıkları için protesto eylemleri başlatmıştı.
Akbelen direnişinde zeytinlikleri savunduğu için Mart 2026’da tutuklanıp 42 gün sonra tahliye edilen 26 yaşındaki çevre savunucusu İkizköylü Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnmek” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Ordu, Giresun, Trabzon, Artvin ve Gümüşhane’de çok sayıda maden sahasının ihaleye çıkarılmasının “ekonomik kalkınma” amacı taşımadığını savunarak, “Bunlar sizin cebinize ekmek parası koyacak ihaleler değil. Bu ihaleler planlı bir yağmadır. Karadeniz adım adım parçalanıyor” dedi.
Bütün bu eylemlerde polis veya jandarma, iktidarın emriyle işverene değil işçiye, ruhsat verdiği maden şirketlerine değil direnişe geçen halka müdahale etti!
Polis, jandarma veya yargı maden şirketlerinin çıkarlarını korumakla görevli değildir ama AKP iktidarına göre her zaman işçiler veya halk haksızdır! Yoksa ne diye hakkını arayan işçilere ve doğayı korumak isteyenlere müdahale için emir veriyorlar.