İnanç Uysal: Hukukun görünürlüğü kadar tarafsızlığının görünürlüğü de önemlidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Psikolojide buna “adalet algısı” denir. İnsanlar çoğu zaman mutlak adaleti değil, karşılaştırmalı adaleti esas alırlar. Aynı kuralların herkese uygulanıp uygulanmadığını gözlemlerler. Eğer kuralların kişiye ya da partiye göre değiştiğini düşünürlerse, sistemin meşruiyetine ilişkin soru işaretleri artar.

Bu nedenle iktidarın beklentisi ile seçmenin verdiği tepki her zaman örtüşmeyebilir. Sürekli tekrarlanan operasyonlar, ilk etapta belirli bir etki oluşturabilir. Ancak aynı seçmen, diğer siyasi aktörler hakkında ortaya atılan benzer iddialarda aynı hassasiyeti göremediğini düşündüğünde, zihninde farklı bir değerlendirme yapabilir. Bu değerlendirme, soruşturulan kişiyi aklamak anlamına gelmez; sürecin tarafsızlığı konusunda kuşku duymak anlamına gelir.

Siyasal iletişim açısından bakıldığında da ilginç bir durum ortaya çıkar. Bir seçmeni rakibinden uzaklaştırmaya çalışırken, aynı seçmende “haksızlık yapılıyor” duygusu oluşturursanız, hedeflediğiniz sonucun tam tersini elde edebilirsiniz. Çünkü insanlar, haksızlığa uğradığını düşündükleri kişiyle duygusal bir bağ kurabilirler. Bu, sadece Türkiye’ye özgü bir durum değildir; dünyanın birçok ülkesinde seçim kampanyalarında gözlemlenen psikolojik bir etkidir.

Bu nedenle hukukun görünürlüğü kadar tarafsızlığının görünürlüğü de önemlidir. 

İnanç Uysal’ın yazısı