Murat Muratoğlu: Vatandaştan para toplarken kurt, vatandaşa hizmet verirken serçe, faiz öderken ise aslan parçası

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de devletin parayla ilişkisi biraz ilginç… Vatandaştan para toplarken kurt, vatandaşa hizmet verirken serçe, faiz öderken ise aslan parçası…

2026 yılının ilk altı ayında bütçeden faize ödenen para tam 1 trilyon 464 milyar lira… Yazıyla yazınca belki daha az korkutucu gelir diye düşündüm ama olmadı.

Bu para sadece altı ayda ödendi. Ayda yaklaşık 244 milyar lira, günde ise 8 milyar lira faiz… Biz uyurken faiz işliyor. Kahvaltı yaparken faiz işliyor. Markette peynirin fiyatına bakıp geri bırakırken yine faiz işliyor. Durmuyor!

Vatandaş elektrik faturasından, benzinden, telefondan, peynirden, çocuk bezinden vergi ödüyor, devlet bu paranın hatırı sayılır kısmını kendisine borç verenlere faiz olarak gönderiyor.

Sistem zengine çalışıyor. Parası olmayandan vergi al, parası olana faiz öde. İşte buna da ekonomi yönetimi deniliyor. Kaldır kahveden Abdullah Dayı’yı, o da böyle yönetir zaten…

Devlet, personel maaşını ödüyor, yatırımını yapıyor, sosyal harcamalarını gerçekleştiriyor ve gelirleri bunları karşılıyor.

Fakat iş faize gelince bütün denge bozuluyor. İlk yarıdaki yaklaşık 943 milyar liralık bütçe açığının temel nedeni faiz yükü…

Demek ki mesele devletin parasının olmaması değil… Mesele, paranın adresi! Emekliye gelince “kaynak yok.” Asgari ücretliye ara zam konuşulunca “bütçe dengesi bozulur.” Öğrencinin yurduna, okulun temizliğine gelince tasarruf şart!

Ama faiz ödemesinde kapılar ardına kadar açık…

Murat Muratoğlu’nun yazısı