Pınar Erişen: Onlar yalnızca küçük resimler değil, dijital çağın mimikleri

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Genelde insanlar, karşılarındaki kişinin emoji kullanım sıklığına bakarak onun kişiliği hakkında çeşitli çıkarımlarda bulunuyorlar.

Hiç emoji kullanmayan biri çoğu zaman soğuk, mesafeli ya da isteksiz biri gibi algılanabiliyor. Özellikle kısa ve emojisiz cevaplar veriyorsa, karşı taraf hemen “Bir şeye mi kızdı?” diye düşünmeye başlayabiliyor.

Tam tersine, çok fazla emoji kullanan biri de bazen gereğinden fazla samimi, flörtöz ya da karşısındakiyle yakınlaşmaya çalışan biri olarak değerlendirilebiliyor.

Kimileri bunu sıcak ve içten bulurken, kimileri de fazla yapmacık ya da ciddiyetsiz bir tavır olarak görebiliyor.

Aslında emojilerin bu kadar hayatımıza girmelerinin nedeni, dijital iletişime yeniden insan dokunuşu katmaları.

Çünkü insanlar sadece bilgi paylaşmak değil, neyi nasıl hissettiklerini de anlatmak istiyorlar.

Genelde bunu uzun uzun yazacak zaman olmuyor, bazen de kelimeler yetersiz kalıyor.

İşte o anlarda küçücük bir kalp, bir kahkaha ya da bir sarılma emojisi bizi tam da gitmek istediğimiz yere götürebiliyor. Çünkü onlar yalnızca ekrana yerleştirilmiş küçük resimler değil; dijital çağın mimikleri.

Pınar Erişen’in yazısı