Deniz Ülke Kaynak: Trump açısından zirve tam bir imaj ve itibar yenileme fırsatı haline dönüştü

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

An­kara Zirvesi’nin ABD medyasına “Amerika dünya sahnesine geri dönüyor” biçiminde yansıması, Trump’a özel yapılan her ayrı­calıklı uygulamanın üyeler ara­sındaki hiyerarşiyi ortaya koyma ve Trump’ın ülke içerisindeki popülaritesini artırma adına işe yaradığını göstermiş oldu. Göre­ve geldiğinden beri NATO konu­sunda hiç de olumlu bir tavır gös­termeyen Trump açısından zirve tam bir imaj ve itibar yenileme fırsatı haline dönüştü. (Belki ar­tık eskisinden daha çok seviyor­dur NATO’yu!)

Zirveye katılan liderler ve eş­leri ise dünya medyasınca tıp­kı bir Oscar törenindeymişçesi­ne naklen izlendi. Siyasi yorum­cular kadar moda otoriteleri de yorumlarını esirgemediler. Li­derlerin Erdoğan ailesine olan mesafeleri veya samimiyetleri, öpüşmeler, el ele tutuşmalar, yü­rüyüş stilleri vs. ince ince ana­liz edildi. Tabi ki Trump – Melo­ni buluşmasının ayrı bir anlamı vardı ve zirvenin divası bütün İtalyan şıklığını sergilemekle birlikte geç gelmeyi ve assolist rolünü üstlenmeyi ihmal etmedi!

Türkiye de zirveyi kendi dış politik formatını ortaya koya­rak sembolizmler üzerine ördü. Emperyal bir imajın oluşturula­bilmesi adına her bir ayrıntı dü­şünülmüş ve politik ve sembolik bir mimarinin içerisine yerleş­tirilmişti.

Özellikle Külliye’de­ki karşılama töreninin ihtişamı uluslararası ilişkiler disiplinin­de “prestij politikası” olarak ta­nımladığımız, gücün sembolik araçlarla görünür kılınması ça­basına örnek olay olarak sunula­bilir bir nitelikteydi. Umulan et­ki yaratıldı mı bilemeyiz ama tö­rende ve sonrasındaki detaylar, liderlerle birlikte verilen fotoğ­raflar, sunulan yemekler ve veri­len hediyeler, sonuç bildirgesin­den daha çok konuşuldu.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı